Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar avukatları tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 25.04.2010-14.08.2012 tarihleri arasında mağaza müdürü olarak çalıştığını, iş akdinin davalı işveren tarafından gerekçesiz feshedildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve prim alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının davalı işyerinde 01.05.2011 tarihinde işe başladığını ve 14.08.2012 tarihine kadar çalıştığını, davacının davalı işyerinde başka bir çalışanla uygunsuz bir halde görüldüğünü, bu olayı gören tanıklar ile tutanak tutulduğunu, bu konuda savunma istendiğini ancak davacının işyerinden ayrıldığını ve bir daha da gelmediğini, ayrıca davacı işyerinden ayrıldıktan sonra stoklarda eksiklik tespit edildiğini, buna ilişkin de tutanaklar tanzim edildiğini, davacının işten ayrıldıktan sonra cep telefonundan davalı işyeri yetkilisine kısa mesaj atarak bu olayları ikrar ettiğini, davanın 2 yıl sonra açılmasının da davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, davacının ücret alacağının bulunduğu iddiasının gerçek olmadığını, davanın HMK’nun 107. maddesine göre açılamayacağını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, dinlenen davacı tanığı E.Y.nin, davacının Rus uyruklu yabancı çalışan işçi kadınla ilişkisi olduğunu, bunların uygunsuz şekilde depoda diğer personelce görülüp kendisine bildirildiğini, kendisinin de mevcut durumu amirlerine bildirdiğini davacının bu durum duyularsa aile hayatımın zedelenir dediğini, her ikisinin de işten çıkarıldığını beyan ettiği, davacı tanıklarının işten çıkarılma nedenini bilmediklerini, davalının diğer tanığı da bu beraberliği duyduğunu bildirdiği, mesaj içeriklerinin çözümü ayrıca yapılmadığı, dosya içine sunulan bilgi ve belgelerden tanık anlatımlarından işverenin güvenini sarsacak nitelikteki ahlaka aykırı davacı eyleminin, ahlak ve iyiniyet kurallarına da uygun olmadığı ve davalı işverence yapılan feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatı oluşmadığı, davacı tarafından son satış tutarına ilişkin belgede sunulmadığından prim alacağı olmadığı, 14 günlük ücret alacağı olduğu, bayram genel tatil, asgari geçim indirimi, fazla mesai alacağı oluştuğu, bayram genel tatil, fazla mesai alacağından 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve prim haricindeki alacakların kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tanığı olan E.Y.nin mahkemenin karar gerekçesinde davacı tanığı olarak yazılmasının sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, davacının aylık ücret miktarı ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenip ödenmediği ihtilaflıdır.
Davacı tanıkları davacının mağaza müdürü, davalı tanıkları ise davacının mağaza sorumlusu olduğunu belirtmişlerdir.
Davacı net 1300 TL ücret aldığını ileri sürmüş, davalı davacının en son net 773,04 TL ücret aldığını, davacıya her ay ücreti ile birlikte asgari geçim indirimi ödemelerinin de bordroya yansıtılarak yapıldığını savunmuştur.
Davacı tanığı.... davacının 1300 TL maaş, ayrıca 200 TL yemek, birde prim aldığını, maaşı bankadan aldıklarını, bordro imzalamadıklarını, davacı tanığı ..kendisinin mağaza müdürü olduğunu, en son 1300 TL maaş ayrıca satıştan % 2,5 prim aldığını, davacı ile aynı firmanın farklı şubesinde olduklarını, hepsinin de Lale'de olduğunu, davacının kendisi ile aynı maaşı aldığını maaşı sonra bankadan aldıklarını, davalı tanığı ...., davacı ile şu an aynı işi yapan kişinin 891 TL aldığını, maaşı bankadan aldıklarını, sıradan çalışan diğer personelin de aynı maaşı aldığını, maaş farkının 50 TL kadar olduğunu, davalı tanığı ....in davacının o dönemde 890 TL maaş aldığını, bütün personelin maaşının aynı olduğunu, maaşı bankadan aldıklarını beyan etmiştir.
Sonuca ulaştırır nitelikte bir emsal ücret araştırması dosyada bulunmamaktadır.
Hükme esas bilirkişi raporunda davacının son ücreti net 773,04 TL kabul edilmiştir.
Davalı vekili temyizinde asgari geçim indiriminin bordrolarla tahakkuk ettirildiğini, banka kanalı ile ödendiğini, davalıda sendika olmamasına rağmen sendikadan bildirilen emsale göre hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür. Oysa dosyada sendikadan emsal ücret araştırması bulunmamaktadır.
Davacı vekili kabul edilen ücreti temyiz etmektedir.
Yargılama esnasında sadece 2 adet bordro sunulmuştur. Temyiz dilekçesi ekinde ise davalı vekili daha fazla bordro sunmuştur. Bu bordroların tamamı imzasız olup asgari geçim indirimi tahakkuku içermektedir.
Bankadan ödeme olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta ise de dosyaya tarafların hiç biri banka adı, şubesi, hesap numarası gibi bilgileri bildirmemiştir ve dosyada banka ödemelerini gösteren ekstreler de mevcut değildir.
Bilirkişi raporunda net 773,04 TL kabulü davalı vekilinin cevap dilekçesine dayandırılmıştır. Bordrolarda ücret asgari ücret ve asgari geçim indirimi olup, bordrodaki ücretin net toplamı hükme esas bilirkişi raporunda kabul edilen ve davalı vekili tarafından bahsedilen net 773,04 TL'dır. Bu durum yargılama esnasında sunulan 2 adet bordrodan da görülmektedir.
Eldeki hükme dayanak hesaplamada ücrete asgari geçim indiriminin katıldığı anlaşılmaktadır ve bu durum kabule göre hatalıdır.
Yukardaki delil durumuna göre mahkeme tarafından yapılması gereken iş, taraflardan sorularak davacının banka kayıtları ve varsa sair ödeme belgeleri getirtilerek bordrolarda asgari geçim indirimi dahil yapılan tahakkukların tam olarak ödenip ödenmediğini tespit etmek, içerdiği tahakkuk ödenen bordronun ait olduğu aya ilişkin asgari geçim indirimi alacağı talebini reddetmektir.
Aylık ücret miktarı bakımından ise emsal ücret araştırması yapılmalı, gerçek ücret tespit edilerek dava konusu alacaklar buna göre hesaplanarak sonuca gidilmelidir.
Ücret miktarının kabulü, asgari geçim indirimi ve dava konusu sair hususlar mahkeme kararında denetime elverişli şekilde gerekçelendirilmelidir.
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06/12/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.