SUÇLAR: İmar kirliliğine neden olma, mühür bozma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.01.2017 tarihli ve 2015/207 Esas, 2017/27 Karar sayılı ilamı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

2. Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükümler kaldırılarak, imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, mühür bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği, vekalet ücretine yöneliktir.
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, suçların unsurlarının oluşmadığına, suçların sanıklar tarafından işlenmediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık ... hakkında mühür bozma suçunun sübut bulmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma ve mühür bozma suçlarından, suçların unsurları oluşmadığı kabul edilerek beraat kararları verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları kaldırılarak yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, yapının bina niteliğinde ve sabit olduğu ile mühürlendikten sonra da inşaata devam edildiği kabul edilerek sanıkların ayrı ayrı atılı suçlardan cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

1. İmar kirliliğine neden olma suçu yönünden;

a. Sanığın inşaata 01.01.2014 tarihinde başladığını savunması,01.01.2014 tarihli muhtarlık izin yazısı, 07.10.2015 tarihli Alanya Belediyesi'nin bahse konu parselin imar planı içerisinde kalmadığına ilişkin yazısı ve 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinde düzenlenen suçun "belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde" uygulanacağının açıklanması karşısında, suçunun oluşabilmesi için taşınmazın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerde olması gerektiği, mücavir alanda bulunması halinde ise suçun oluşmayacağı gözetilerek, somut olayda suça konu imalatların yapıldığı yerin suç tarihi itibarıyla mücavir alanda kalıp kalmadığı, özel imar rejimine tabi olup olmadığı belediyeden sorularak kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanıp, sonuca göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

b. Hükümden sonra 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesinin gerekmesi,

2. Mühür bozma suçu yönünden; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun' a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a-3) bendi kapsamına
giren mühür bozma suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

3. Kabule göre kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine, 5271 sayılı Kanun'un 325 inci maddesinin birinci fıkrası ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hükümlerden sonra 27.06.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.