Taraflar arasındaki yargılanmanın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir.
Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Mahkemece iflâsa ilişkin verilen kararın kesinleşmesi sonrasında talep edilen, yargılamanın iadesi istemine ilişkin davanın reddine dair verilen hüküm temyiz eden davacı tarafa 26.06.2012 günü tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin İİK’nun 164. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 09.07.2012 tarihinde verildiği görülmüştür. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında Yargıtay tarafından da karar verilebileceği kabul edilmiş olmakla, temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle davacı temsilcisinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.