Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015
tarihli ve 2014/74 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile; sanığın katılan mağdureyi kaçırarak anne ve babası ile birlikte oturdukları ikametgaha getirdiği, burada gece birlikte yattıkları sırada katılan mağdureyi öptüğü, katılan mağdurenin göğsünü ve kalçasını ellediği, elini katılan mağdurenin vajinasına soktuğu şeklinde kabul edilen olayda, çocuğun cinsel istismarı suçundan, katılan mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair tespit nedeniyle lehe olan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması suçundan, aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca hükmolunan 2 ay 15 gün hapis cezasının aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.500 Türk Lirasına çevrilmesine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.03.2019 tarihli ve 14-2015/315223 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

A.Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Sanığın aşamalardaki katılan mağdurenin yaşını büyük bildiği yönündeki savunmaları, katılan mağdurenin sanıkla ortak arkadaşları olan ...nin sanığa katılan mağdurenin yaşını on altı olarak söylediğine dair beyanı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanıkla katılan mağdurenin ortak arkadaşı olan Safiye'nin duruşmaya katılımı sağlanarak sanıkla aralarında katılan mağdurenin yaşı hususunda konuşma gerçekleşip gerçekleşmediği sorulduktan sonra, somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılıp hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule göre ise;
a) Mahkemenin gerekçeli kararında sanığın katılan mağdurenin vajinasına parmağını sokmak suretiyle eylemini gerçekleştirdiği şeklinde kabule yer verilmesine rağmen bu kabulün devamında ve hüküm fıkrasında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği denilerek bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi suretiyle kabul ile hüküm arasında çelişkiye yol açıldığı anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

b) Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca belirlenen 8 yıl hapis cezasından aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 indirim yapılırken hesap hatası sonucu 6 yıl 8 ay yerine, 5 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Bozma sebeplerine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Çocuğun Kaçırılması veya Alıkonulması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1.Sanığın olay günü on beş yaşından küçük olan katılan mağdureyi cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın yaşı itibarıyla hukuken geçersiz rızasına istinaden ailesi ile birlikte ikamet ettiği eve götürmesi şeklinde gerçekleşen olayda mevcut haliyle sanığın eyleminin katılan mağdurenin yaşı dikkate alındığında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.06.2015 tarihli ve 2014/74 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi gereğince sanığın cezaî miktar itibari ile kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.05.2024 tarihinde karar verildi.