Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil (orman iddiasına dayalı) davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taşınmazın bulunduğu yerde 1972 yılında yapılan kadastro sırasında 1786 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 3.565 m2 yüzölçümüyle bahçe niteliği ile davalılar murisi ... Koç adına tespit edilmiş, tespite yüzölçümüne yönelik olarak tespit maliki tarafından yapılan itiraz neticesinde, Tapulama Komisyonu taşınmazın yüzölçümünü 6.030 m2 olarak kararlaştırmış ve taşınmaz tapuya tescil edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmalarda ise taşınmaz 11929 ada 5 parsel numarası altında 6.215,21 m2 yüzölçümü ile tespit görerek tapuya tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi taşınmazın bir kısmının, 2001 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında tahdit sınırları içerisinde bırakıldığını ileri sürerek bu kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescilini ve davalının müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, 11929 ada 5 parsel (eski 1786 parsel) sayılı taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen 237,44 m2'lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davalılar vekili tarafından temyizi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.05.2018 tarihli ve 2018/725 Esas, 2018/4107 Karar sayılı ilâmıyla çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılmış olduğu gerekçesi ile onama kararı verilmiştir. Davalılar vekili onama kararının kaldırılması ve kararın bozulması için karar düzeltme talebinde bulunmuş; Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/2701 Esas, 2019/5810 Karar sayılı ilâmıyla onama kararı kaldırılarak hüküm bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucundu İlk Derece Mahkemesince, "Kayseri İli Melikgazi İlçesi Kıranardı Kasabası 1786 parsel sayılı taşınmazın bahçe vasfı ile davalı ... adına tescil edilmiş olduğu, Kıranardı Kasabası'nda Orman Kanunu'na göre 2001 orman kadastrosu yapıldığı, bu çalışmanın 10/05/2003 tarihinde kesinleştiği, dava konusu yerlerin fiilen orman olduğu ileri sürülerek 1786 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kalan kısmı için tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve davalının müdahalesinin menine karar verilmesinin talep edildiği, dava konusu olan 11929 ada 5 nolu parselin ekli haritalarda 5-A harfi ile gösterilen bölümü ile ilgili olarak yapılan tetkik, inceleme ve keşif neticesinde davalı yerin; Melikgazi ilçesi, Kıranardı Cumhuriyet Mahallesi, Mülki Hudutları içerisinde kalan 11929 ada 5 nolu parselin (eski parsel no 1786) ekli haritalarda 5-A harfi ile gösterilen bölümünün, davalı taşınmazın orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olması, içerisinde halen kapalılık oluşturan meşe orman ağaçlarının bulunması, toprağında orman ağaç ve çalıları ile bunların artıklarının ayrışması neticesi oluşan humus bakiyesinin bulunması, toprağının orman toprağı olması, mevcut ormanların bir devamı niteliğinde olması, mevcut haliyle orman bütünlüğünü bozması, mevcut ormanlar ile bir bütünlük arz etmesi, mevcut ormanlar ile aralarında ayırıcı bir unsur bulunmamasının tespit edilmesi, 1955 yılı uçuşlu hava fotoğraflarında meşe orman ağaçları ile kaplı bulunan orman alanı olarak gözükmesi, 1959 yılı uçuşlu hava fotoğraflarında meşe orman ağaçları ile kaplı bulunan orman alanı olarak gözükmesi, 1975 yılı uçuşlu hava fotoğraflarında meşe orman ağaçları ile kaplı bulunan arman alanı olarak gözükmesinin tespit edilmesi, davalı taşınmazın 1962 basımlı memleket haritasında meşe orman ağaçları ile kaplı bulunan orman alanı olarak gözükmesi, 1955 basımlı memleket haritasında, meşe orman ağaçları ile kaplı bulunan orman alanı olarak gözükmesinin tespit edilmesi, davalı taşınmazın, 3116 sayılı yasaya göre orman sayılan yerlerden olması, 4785 sayılı yasa ile devletleştirilen ve 5658 sayılı yasa ile de iadeye tabi olan yerlerden olmaması nedenleriyle 6831 sayılı orman yasasının 2896 sayılı yasa ile değişik 1. Maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesi ile davanın kabulüne, Kayseri ili Melikgazi ilçesi Kıranardı Cumhuriyet Mahallesi 11929 ada 5 parsel sayılı 6215,21 m2 yüzölçümündeki taşınmazın (önceki tapu kaydı ... adına kayıtlı, Kayseri İli Melikgazi İlçesi Kıranardı Kasabası 1786 parsel sayılı 6030 m2 yüzölçümündeki taşınmaz) 08.02.2021 ve 17.03.2021 tarihli bilirkişi raporları ve krokisi üzerinde gösterilen 237,44 m2'lik kısmının davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu Kıranardı Kasabasında 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 18.09.2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu Kıranardı Kasabasında 25.12.1971-25.01.1972 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalılar vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
111,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 333,02 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.