Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekil ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun kabulüne, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.08.2016 günü sigortalı otobüste yolcu durumdayken, otobüsün dava dışı traktöre çarpması ile meydana gelen kazada yaralanarak malul kaldığını, davalı ... şirketinin kaza yapan aracın zorunlu mali sorumluluk (ZMSS) ve koltuk sigortacısı olduğunu, davacının kaza nedeniyle uğradığı maddi tazminatın sigorta limitleri dahilinde ödenmesi için davalı ... şirketine müracaatta bulunduğunu, davalı ... şirketinin taleplerini karşılamadığını iddia ederek, 500,00 TL kaza neticesinde sakat kalan davacının çalışmadığı günlere ilişkin olarak geçici iş göremezlik maddi zararın davalıdan alınmasını, 2.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı zararının Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortacısı bulunan davalı ... şirketinden başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlite tahsilini, 2.000,00 TL sürekli iş gücü kaybı zararının aynı zamanda Zorunlu Mali Trafik Sigortacısı bulunan davalı ... şirketinden başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin verdiği ilk karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı gerekçesi ile kaldırılarak mahkemesine gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni maluliyetinin oluştuğunun kaldırma kararı sonrası düzenlenen maluliyet raporu ile belirlendiği, davacının kaza nedeni ile uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatının tamamının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında kaldığından ve davacının karşılanmayan zararı bulunmadığından sebepsiz zenginleşme yasağı gereği Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçesi kapsamındaki sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabul kısmen reddine, 7.161,16 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 01.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 105.871,89 TL'nin temerrüt tarihi olan 01.12.2016 tarihinden itibaren ve 17.225,49 TL'nin ıslah tarihi olan 02.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında talep edilen 36.750,00 TL maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Koltuk Sigortasından alınan “sakatlık” tazminatının, kazanç kaybı ve güç kaybı zararından indirilmeyeceğini, Koltuk Sigortasının mal (zarar) sigortası değil, “can sigortası” olduğunu, kişi hangi yaşta olursa olsun, küçük veya yaşlı, kazanç elde edip etmemesine, çalışıp çalışmamasına bakılmaksızın, eğer bir kaza geçirip sakat kalmışsa Koltuk Sigortasından kendisine ödeme yapılması gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatında ıslah edilen kısım yönünden temerrüt tarihinden başlayarak faize hükmedilmesi gerektiğini iddia ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinafı dilekçesinde; hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlar gereği geçici iş göremezlik zararının sağlık giderleri teminatına alındığını, ayrıca sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda olduğu ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu bulunmadığının açıkça belirtildiğini, başvuranın bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, başvuran tarafın tedavi ve bakıcı gideri tazminatına yönelik taleplerinden ise 6111 sayılı Yasa gereği müvekkil sigorta şirketinin değil Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumlu olduğunu, aksi kanaate olunması halinde ise belgelenmeyen bakıcı giderinden %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, tedavi giderleri tedavi dönemi ile kontrol/takip şeklinde devam eden devrede, başvuranın tıbbi takip ve kontrolleri devresindeki harcamalarla refakat, yol ve paramedikal harcama zararı da ortaya çıkacağını, başvuran tarafından bakıcı tutularak bakım ihtiyacı giderilmediğinden yani belgeye dayanılmaksızın bakıcı gideri talep edildiğinden, hükmedilen tazminat miktarından %50 hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, ıslaha konu edilen rakam için ancak ıslah tarihinden itibaren yasal faiz isteyebileceğini, hükmedilen asıl alacağa işletilecek faiz temerrüt tarihinden değil, davacının ıslah tarihinden başlatılması gerektiğini savunarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak düzenlenen raporda hata olmadığı, Koltuk Sigortasından yapılan ödemelerin (tedavi giderleri dışında) üçüncü kişilere karşı açılan davalarda tazminattan indirilemeyeceği, bu yönüyle davacı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu, bu itibarla sakatlıktan kaynaklı olarak “can sigortası ve meblağ sigortası” sigortacısı olan davalı ... AŞ’nin davacıya karşı sorumlu olduğu, koltuk ferdi kaza sigortacısınca yapılması gereken ödemenin, ZMSS'den mahsup edilemeyeceği gerekçeleri ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin kısmen kabulü ile 7.161,16 TL geçici iş göremezlik tazminatın temerrüt tarihi olan 01.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin kabulü ile 123.097,38 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 01.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası kapsamında 22.750,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 01.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
davalı ... şirketi tarafından Karayolları Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan otobüsün karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,88,89,90 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamanın yerinde olmasına, faiz başlangıç tarihinde hata olmamasına, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe kapsamında olmasına, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası kapsamında tazminata hükmedilmesine hata olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.