SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahlı tehdit
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi
Sanık ... hakkında atılı suçlardan yokluğunda kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli kararının, ilk önce bilinen adrese tebliğ edilmesi, bu yerde tebliğ işleminin yapılmaması halinde Tebligat Kanunun 21 inci maddesine göre tebliğ yapılması gerekirken, doğrudan doğruya MERNİS adresine yapıldığı, tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin eski hale getirme talebinin kabulü ile temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında silahlı tehdit suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çubuk Cumhuriyet Başsavcılığının 22.08.2014 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca, silahlı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunun 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açıldı.
2.Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi uyarınca, 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına, katılan ...'ya yönelik silahlı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunun 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına, katılan ...'a yönelik silahlı tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunun 106 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Sanık ... müdafinin istinaf başvurusu üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarih ve 2020/406 Esas, 2020/438 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahlı tehdit suçlarından İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; eksik ve hatalı karar verildiğine, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında teşdiden hüküm kurulamayacağına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, hem lehe indirim sebeplerinin hem de seçenek yaptırımların uygulanmamasının hak ve nesafet ilkeleri ile bağdaşmadığına, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Dava konusu olay, sanık ...'in, haklarındaki hüküm kesinleşen diğer sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte katılan ...'in evine gittikleri, katılan ile aralarında tartışma çıktığı, bu tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık ...'in, elindeki bıçakla katılan ...'in eski eşi ile oğlunu tehdit ettiği ve diğer sanıklarla birlikte katılan ...' i bıçak ve elektroşok cihazı kullanarak zorla araca bindirerek götürmek suretiyle hürriyetini kısıtladıkları ve darp ettikleri iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince;"... sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın fikir ve ... birliği içinde hareket ederek ...'i kaçırmak amacıyla olay yerine geldikleri, olay anında ... ile birlikte bulunan ... ile ...'ın ...'e ve kendilerine yönelen haksız saldırıyı savuşturmak amacıyla eylemlerle orantılı olacak şekilde sanıklara müdahalede bulundukları, sanık ...'in elindeki bıçağı göstererek katılan ...'a "bıçağı amına sokarım" diyerek üzerine atılı "Silahla Tehdit" suçunu, aynı sanığın yine katılan ...'i bıçakla kovalayarak ona "gel lan orospu çocuğu " diyerek üzerine atılı "Silahla Tehdit" ve "Hakaret" suçunu, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın da fikir ve ... birliği içinde hareket ederek ...'i dövüp ve bıçak ile elektroşok cihazı marifetiyle zorla 16 A. ... plakalı araca bindirip olay yerinden kaçırarak üzerlerine atılı "Cebir, Tehdit veya Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçunu işledikleri sabit görülmüş..." şeklindeki gerekçeyle sanık ... hakkında silahla tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A.Sanık ... hakkında silahlı tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinde verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan “...temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık ... müdafinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
1.Dava dosyası içeriği, katılan anlatımı, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanık ... müdafinin, eksik ve hatalı karar verildiğine, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2.Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Sanığa verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşıldığı ve ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
A.Sanık ... hakkında silahlı tehdit suçundan kurulan hükümler yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarih ve 2020/406 Esas, 2020/438 Karar sayılı kararında sanık ... müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.