Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı 02.02.2020 tarihli trafik kazasında davacının bisiklette yolcu iken yaralandığını, sigorta şirketine başvurduklarını ancak sonuç alamadıklarını belirterek belirsiz alacak olarak ikame ettikleri davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 472,00 TL rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, sunulan raporun mevzuata uygun olmadığını, hesaplamanın yeni genel şartlara göre yapılması gerektiğini kusur raporu alınması gerektiğini, dava tarihinden yasal faiz işletilebileceğini, vekalet ücretinin tam verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mübrez raporun 02.02.2020 tarihinde gerçekleşen kazadan yaklaşık 9 ay sonra 06.11.2020 tarihinde düzenlendiği, kazanın akabinde başvuranın durumunda bir düzelmenin olup olmadığının bir yıllık süre içerisinde izlenmeden devamlı özürlülük raporunun verildiği, raporda iyileşmenin durup durmadığına dair bir tespite yer verilmediği, bu haliyle muayene tarihleri 1 senelik tedavi süresinin altında olan raporun ilgili yönetmeliğe uygunluk arz etmediği gerekçesiyle başvuru şartının yerine getirilmediğinin kabulü ile başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; raporun karar vermeye elverişli olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının maluliyet haline ilişkin Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 06.11.2020 tarihli raporda başvuru sahibinin maluliyetinin Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik atfıyla Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca %8 olarak tespit edildiği, arazlarda sağ diz sırt ağrısı şelinde alt eksremiteye ait sorunların belirtildiği, kaza tarihinin 02.02.2020 rapor tarihinin ise 06.11.2020 olduğu, yönetmelik ekinde belirlenen “son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir” şartının oluşmadığı, raporun bu hali ile hükme esas alınamayacağı, ayrıca raporun uzman doktor isim-imzasına yer verilmesi şartına uyulmadan hazırlandığı, bu nedenle davacı davadan evvel genel şartların öngördüğü yöntemine uygun şekilde alınmış Engelli Sağlık Kurulu raporu ile sigorta şirketine başvuru yapmadığından başvurunun usulden reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; raporun usulüne uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının yolcu olduğu aracın karıştığı trafik kazasında, davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik ve rapor ücreti talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza tarihi 02.02.2020 olup dosyaya sunulu KTÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim edilen 06.11.2020 tarihli raporda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre davacının kazadan kaynaklı kas iskelet sistemi lomber omurga özrünün (alt ekstremite) %8 olduğu belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından raporun iyileşmenin üzerinden 1 yıl geçmeden alındığı gerekçesi ile başvurunun reddine karar verilmiştir. Davacının karara itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince iyileşme süresi beklenmeden alınan raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak eksik inceleme ile hüküm tesis edilmiştir.
Söz konusu raporun kaza tarihinden 12 ay geçmeden tanzim edildiği ve yine kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerinin esas alındığı anlaşılmaktadır. Oysa ki kaza tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eki cetveller yürürlükte olup, anılan mevzuata göre; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Bu Yönetmeliğin 2 numaralı ek cetveli olan özür oranları cetvelinin "Kas İskelet Sistemi" başlığında Yaralanma Modeli Veya Tanı İlişkili Değerlendirme bölümünde "Travma durumlarında ilk tercih edilecek yöntemdir. Eğer bir yaralanma yok ise, bu yöntem yetersiz kalıyor ise veya yaralanma aynı omurga bölgesinde birden fazla segmenti etkiliyor ise eklem hareket genişliği modeli kullanılır. Yaralanma modeli nörolojik kayıp varlığına, kırık, dislokasyon ve hareket segmenti bütünlüğüne dayanır. Birden fazla omurga bölgesi etkilenmiş ise her biri ayrı ayrı değerlendirilir, kişinin özür oranını hesaplamak için Balthazard Hesaplama Tablosundan yararlanılır. Yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulguları da eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili tablolar kullanılır (Bölüm 4). Bu değerlendirme için özür kalıcı ve stabil olmalı, son 12 ayda değişiklik olmamalıdır." düzenlemesine yer verilmiştir. İtiraz Hakem heyeti karar tarihi itibariyle 12 aylık süre geçmiştir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İtiraz Hakem Heyeti karar tarihi itibari ile 12 aylık sürenin dolmuş olması dikkate alınarak kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik eki cetvellerine göre denetime ve karar vermeye elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla yeni bir rapor alınıp sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.