Şikâyetçi ...'ye 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 238 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de, temyiz dilekçesi içeriğinin katılma istemi niteliğinde olduğu kabul edilerek 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince şikâyetçinin kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla, sanığın hakaret suçundan beraatine karar verilmiştir.
1. Katılanın temyiz sebepleri içermeyen dilekçeyle incelemeye konu kararı temyiz ettiği belirlenmiştir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; hakaret suçunun ihtilat unsurunun oluşup oluşmadığının tespiti bakımından Mahkemece herhangi bir inceleme yapılmadan ihtilat unsurunun gerçekleşmediğinin kabul edilerek kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 26.02.2016 tarihli savunma tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.10.2024 tarihinde karar verildi.