HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... müdafi, sanık ... ile Cumhuriyet savcısının 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'ün temyiz isteminin süresinden sonra olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/507 Esas, 2016/967 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62,52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca, ayrı ayrı 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, sanık ...'in beraat etmesi gerektiğine, sanık ... müdafi ve sanıkların temyiz isteminin, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, beraat etmeleri gerektiğine, atılı suçun oluşmadığına ilişkindir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yokluğunda verilip 11.07.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.07.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Katılanı telefon ile arayıp kendilerini kamu görevlisi (Selim Cumhuriyet Başsavcısı, polis) olarak tanıttıktan sonra adına hat çıkartıldığı ve terör eylemlerinde kullanıldığı söylemek suretiyle kandırarak menfaat temin edildiğinin iddia olunduğu olayda; sanıkların eylemlerinin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın yokluğunda verilip 11.07.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.07.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2015/507 Esas, 2016/967 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafinin, sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz istemi bulunmadığından ceza miktarı bakımından kazanılmış hakların saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.