SUÇLAR: Hakaret, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bodrum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2015/940 Esas, 2016/736 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,

1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 29 ve 62 nci maddeleri uyarınca 18 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına

2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 29 ve 62 nci maddeleri uyarınca 8 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına,

3. Her iki suç yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 51 ve 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,

Karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğuna, savunma hakkının kısıtlandığına, bildirdikleri tanıkların dinlenmediğine, dinlenen tanıkların beyanlarına itibar edilemeyeceğine, hakaret suçunun oluşmadığına, cezada eksik indirim yapıldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.

Askeri kamp alanında işletmesi bulunan sanık ile kamp sosyal tesislerinden sorumlu amir olan katılan arasında çıkan tartışmada sanığın, katılana yönelik hakaret ve tehdit niteliğinde sözler söyleyerek atılı suçları işlediği, sanık savunması, katılan beyanı, tanıklar ... ve ...'nın anlatımları ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık müdafiinin bozma sebepleri dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve somut olayda, askeri kamp alanı içerisinde gerçekleşen hakaret eyleminde aleniyet öğesinin ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, anılan Kanun maddesi uyarınca sanığın cezasında artırım yapılması,

2. Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenleme içeren 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrası yerine, aynı Kanun'un 29 uncu maddesinin uygulanması,

3. Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında tehdit suçundan hükmolunan 18 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,

4. Aleniyetin uygulanmaması halinde,
7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.