Mahkumiyet, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.05.2016 tarihli ve 2014/678 Esas, 2016/580 Karar sayılı kararının sanık ... ve müşteki vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
A.Sanıklar ..., ..., ... haklarında kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Sanıklar hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 74/1, 74/1-2. cümle 5237 sayılı TCK'nın, 62,51/1-3-7-8. maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.08.2021 tarihli, 2021/23980 sayılı ve bozma görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
A.Sanık ...’ın temyiz nedenleri;suç işlemediğine, eksik inceleme yapıldığına, verilen kararın usul ve Yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Müşteki ... vekilinin temyiz nedenleri;suçtan zarar gören kuruma duruşma günü bildirilerek kamu davasına katılma olanağı sağlanmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Mahkemece, iddia, sanıkların savunmaları, tanıkların beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya incelendiğinde; suç tarihinde saat 00: 30 sıralarında tanık ...'nın evinin önünde duran araçtan şüphelenmesi ve evinin arkasından kazma-kürek seslerinin geldiğini duyması üzerine Jandarmaya ihbarda bulunduğu, olay yerine gelen Jandarmaların sanıkları yakaladığı, düzenlenen olay yeri tespit tutanağında ve muhafaza altına alma tutanağında; olay yerinde yaklaşık bir metre derinliğinde çukur bulunduğu, olay yerinde kürek, kazma, balta, keser ve el testeresinin ele geçirildiğinin belirtildiği bu şekilde sanıkların üzerilerine atılı suçları işledikleri anlaşıldığından sanıkların 2863 sayılı Yasanın 74/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.06.2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.