Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.01.2021 tarihli, 2016/400445 sayılı ve onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

Katılan vekilinin temyiz nedenleri; Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.

28.03.2016 günü, saat 19: 00 sıralarında ... Asri Mezarlığının üzerindeki orman yolunun devamında kepçe ile kazı yapıldığının ... İlçe Jandarma Komutanlığı'na ihbarı üzerine, sanıklar ... ve ...'ın, ... ilçesi, Balaban köyü İstihkam Tepe Mevkii'nde yer alan 101 ada, 492 parselde bulunan taşınmaz üzerinde muhtelif aralıklarla ayrı ebatlarda üç kazı alanı oluşturduklarının tespit edildiği, bu durumun olay yeri görgü tespit tutanağı, krokiler ve fotoğraflar ile kayıt altına alındığı, kazı yapılan alanın kültür varlığı özelliği gösteren bir yer olmadığı tespit edilmiş ise de; taşınmazın koruma altına alınmış bulunan İkiztepeler Kalesi'nin yakınında olması nedeni ile sanıklar hakkında, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.

Soruşturma aşamasında Kırklareli İl Müze Müdürlüğü yetkilileri tarafından yerinde inceleme yapılarak tanzim edilen 06.04.2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Balaban Köyü İstihkam Tepe mevkiinde bulunan 101 ada 492 parsel nolu taşınmaz üzerinde muhtelif aralıklarla üç kazı alanının olduğu,kazı yapılan alan içerisinde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında taşınır ve taşınmaz kültür varlığına ve parçasına rastlanmadığı, taşınmazın kültür varlığı ve sit alanı olarak tescil kaydının bulunmadığı, 2863 sayılı Kanunun 6. maddesinde belirtilen taşınmaz kültür varlığı özelliği gösteren bir yer olmadığı, ancak 101 ada 492 parseldeki taşınmazın, ...Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 16/12/2015 tarihli 2835 sayılı kararıyla tescil edilerek koruma altına alınan İkiztepeler Kalesi'nin yaklaşık 50 metre mesafesinde yer aldığı " hususları tespit edilmiştir.

Sanıklar soruşturma ve yargılama aşamalarında verdikleri ifadelerinde üzerilerine atılı suçu kabul etmemişler, üzerinde kazı yaptıkları taşınmazın mülkiyetinin kendilerine ait olduğunu, bu taşınmazı çiftlik evi ve tarla yapmak için satın aldıklarını, taşınmazda dozerle yapmış oldukları kazıları satın aldıkları konteyneri tarlaya koymak ve taşınmazı düzeltmek için yaptıklarını, amaçlarının define aramak olmadığını beyan etmişlerdir.

Mahkemece sanık savunmaları, olay tutanakları ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; sanıkların aynı fikir ve eylem birliği içinde hareketle izinsiz define aradıkları hususunda tam bir kanaat oluşmadığından, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği sanıkların beraatlerine karar verilmiştir.

A. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 11.03.2022 tarihinde temyiz aşamasında vefat ettiğinin tespit edilmiş olması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/59 Esas 2016/118 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA;

B. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.