Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/192 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; mahkemece alt sınırdan ceza tayin edilmesi gerekirken alt sınırdan uzaklaşarak ceza tayinin hatalı olduğu, suç işleme kastının olmadığı, netice cezanın 2 yıl olarak belirlenerek hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ile re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
1.Sanığın 2012 Ekim ayı ile 2013 Ocak ayları arasında, adli emanetin 2013/1791 sırasında kayıtlı yasal unsurları haiz şikayetçi ... adına tanzim olunmuş (5) adet, ... ismine tanzim olunmuş 10 adet, ... adına tanzim olunmuş (4) adet, ... adına tanzim olunmuş (5) adet, ... adına tanzim olunmuş (9) adet, ... adına tanzim olunmuş (9) adet, toplam 42 adet sahte düzenlenmiş senedi cirolayarak, katılanların sahibi olduğu firmadan almış olduğu PVC malzemelerine karşılık ödeme amacıyla firmaya verdiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında suçunu ikrar etmiştir.
3. Alınan bilirkişi raporunda ... adına düzenlenmiş senetlerdeki yazı ve imzaların ... eli ürünü olmadığının, 42 adet senetteki ciro imzalarının sanık ... eli ürünü olduğunun, senetlerin ön yüzündeki yazı ve imzaların müştekiler ve sanığın eli ürünü olmadıklarının rapor edildiği, ... adına olan senetler dışındaki diğer senetlerin borçlu, adres, telefon ve T.C. kimlik numaralarının farklı kişilere ait olduğunun tespit edilmiştir.
4. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet, dolandırıcılık suçundan ise önceki doğan borç nedeniyle sanık hakkından beraat kararı verilmiştir.
Suç tarihinin, en aleyhe kabulle zincirleme suça konu senedin en son düzenleme tarihi olan 31.01.2013 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/192 Esas, 2016/282 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.