SUÇLAR: Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2015 tarihli ve 2014/11 Esas, 2015/5 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (a) bendi, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmedilerek her iki suç yönünden 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 10.02.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükümlerin yukarıda belirtildiği şekilde aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği özetle; isnat edilen suçu işlemediğine, hakkında verilen hükmün açıklanmasına esas alınan Aşkale Asliye Ceza Mahkemesinin kararının usulünce kesinleşmediğine, kendisini korumak için şahsı iteklediğine, kimsenin şikayetçi olmadığına, Mahkemece yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğine, resen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
1.Olay tarihinde sanığın, kavga ihbarı üzerine gelen katılan polis memurları ve mağdur bekçiye hakaret ettiği ve katılan polis memuru S.U.'yu yumruk atarak yaraladığı iddiasıyla hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kamu davası açılmış olup katılanlar, mağdur ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunması, katılanlar, mağdur ve tanık ...., ..., ..., ..., ..., ...., ...'nin beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
3.Olay tutanağı, katılan ...'da meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak "basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir" görüşünü içerir adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Katılan ... ve tanıklar ..., ..., ... 'nin aşamalardaki beyanları olay tutanağı, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen katılan ... hakkında tanzim edilmiş adli muayene raporu, oluş, incelenen dava dosyası içeriği karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde görülmüş, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen;
İncelenen dava dosyası içeriği gözetildiğinde sanığın görevi yaptırmamak için direnme eyleminin sadece katılan S.U.'ya yönelik olduğu gözetilmeden görevi yaptırmamak için direnme suçunda 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayini,
Dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan, orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği "hükümden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının tatbikine dair kısım çıkartılıp verilen sonuç hapis cezasının 6 aya indirilmesi" suretiyle, tebliğnameye kısmen uygun olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.