Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi, nakil aracının iadesi
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; verilen hapis cezalarının koşulları bulunmadığı halde ertelendiğine, verilen cezanın az olduğuna, nakil aracının müsaderesinin gerektiğine, katılan lehine eksik vekâlet ücretine hükmedildiğine ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
Olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından icra edilen yol kontrolü sırasında durdurulan, sanıklardan ...'in sevk ve idaresindeki, diğer sanık ...'un ise yolcusu bulunduğu, sanık ...'in amcası olan malen sorumlu ... adına kayıtlı ....plaka sayılı açık kasa
kamyonda önleme araması kararı ile yapılan aramada, araçta yüklü jelikanlarda 4800 litre ulusal marker seviyesi geçersiz kaçak motorin ele geçirilmiştir.
Sanık ... savunmasında; aracın amcası malen sorumluya ait olduğunu, tanımadığı birinin 500,00 TL karşılığında kendisinden ve ...'dan motorin jelikanlarını taşıyarak kamyona yüklemelerini ve Yüksekova Havaalanı önünde teslim almak üzere götürmelerini söylediğini, kendilerinin de kabul ederek beraberce yükledikleri kaçak akaryakıt ile yola çıktıklarını, motorinin kendisine ait olmadığını belirtmiştir.
Sanık..... savunmasında; ...'in kendisini arayarak taşınacak bazı yüklerin olduğunu söylediğini, bu işi para karşılığı kabul ettiğini, yükleme yapılan köye gidene kadar ne taşıyacaklarını bilmediğini, motorin yüklenirken araçtan hiç inmediğini ve üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini belirtmiştir.
Malen sorumlu beyanında; kaza yapması nedeniyle.... plaka sayılı aracının sanayide olduğunu, aracın tamiratının bittiğini öğrenerek, yeğeni olan sanık ...'den aracı sanayiden alarak eve getirmesini istediğini, aracı sanayiden alan sanık ...'in kendisinden habersiz biçimde araçta kaçak akaryakıt taşıdığını öğrendiğini beyan etmiştir.
Yerel mahkeme tarafından 15.12.2015 tarihinde, sanıkların mahkûmiyetine, dava konusu eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir. Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından süresinde temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanıkların lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir.
Sanıkların uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 4800 litre kaçak motorin ele geçirilmiş olması, sanıkların kaçak akaryakıtı naklederken suçüstü yakalanmaları ve sanık ...'in ikrar içeren savunması karşısında, sanıkların eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında atılı kaçakçılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ele geçen kaçak akaryakıtın miktarı itibarıyla mahkemenin temel cezanın belirlenmesine dayanak gerekçelerinin dosya kapsamına uygun olduğu, sanıkların objektif koşullar bakımından ertelemeye engel durumlarının olmaması ve mahkemece tekrar suç işlemeyecekleri yönünde kanaate varıldığının belirtilmesi karşısında; sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak
açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğunun kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
1.Sanıklar hakkında 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları uyarınca hüküm kurulurken aynı maddenin onbirinci fıkrasının yanı sıra onuncu fıkrası uyarınca da yollama yapılması,
2.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
3.Kendisini vekili ile temsil ettiren katılan lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.080,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi yerine eksik vekâlet ücretine hükmedilmesi, katılan lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi,
4.Karar başlığında suç tarihinin 20.06.2015 yerine 20.06.2014 olarak gösterilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümlerin (1) numaralı bendinden ''3/10.maddesinin yollaması'' ibaresinin çıkarılması, eşya müsaderesine ilişkin paragraftan ''TCK 54.maddesi'' ibaresinin çıkarılması yerine gelmek üzere ''5237 sayılı kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası'' ibarelerinin eklenmesi, hükümden vekâlet ücretine ilişkin paragraftan ''1.500,00 TL'' ve ''sanıklardan alınarak'' ibarelerinin çıkarılması yerlerine gelmek üzere hükme sırasıyla ''4.080,00 TL'' ve ''sanıklardan eşit olarak'' ibarelerinin eklenmesi, gerekçeli karar başlığından suç tarihi bölümünden ''26.06.2014'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ''20.06.2015'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.