Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı taraf, davalı şirkete ait işyerinde 03.02.2006-01.....2012 tarihleri arasında çalıştığını görevlerini özenli yapmadığı ve ... akışını sekteye uğrattığı gerekçesiyle işten çıkarıldığını bunun doğru olmadığını işten çıkarmanın daha önce düşünülmüş olmasına rağmen usulüne uydurmak için aynı gün savunmasının istendiğini, savunmasını yazması için zaman dahi tanınmadığını, daha önce tek bir uyarı dahi almadığı halde işten çıkarıldığını belirterek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesi ile davalı işverenin işe başlatmama durumuna ilişkin alacaklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı taraf, davacının Bayrampaşa'daki mağazalarında çocuk bölümü müdürü olduğunu, ve bu nedenle işveren vekili durumunda olduğu için işe iade davası açamayacağını, ayrıca davacının savunması alındıktan sonra yerinde görülmediği için kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek, geçerli nedenle işten çıkarıldığını, hatta yaptığı işlerde büyük usulsüzlükler olduğunun tespit edildiğini son dönemde şirket kurallarını hiçe sayan, uygulamalarda bulunduğunu ve uyarıları dikkate almadığını ... sözleşmesinin devam etmesini katlanılmaz bir hal aldığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının Bayrampaşa mağazasında çocuk bölümü müdürü olarak görev yaptığı, mağazanın bir kısmının müdürü olarak görev yapan kişinin işveren vekili olmasının mümkün olmadığı, davacıdan 01.....2012 tarihli yazı ile aynı gün saat 16,30'a kadar savunma yapması talep edildiği, savunma talep yazısı ve fesih bildiriminin tamamen aynı olduğu, ve hiçbir somut olaya yer verilmediği, şeklen usulüne uygun bir fesih olsa da genel ifadelerle somutlaştırılmayan iddialara dayanılarak hizmet sözleşmesinin fesih edilmesinin geçerli fesih olarak kabul edilemeyeceği, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında ... sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı ... Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli ... sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış imkanlarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı ... türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir.
İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; fesih konusu olaylarla ilgili olarak davacının savunmasının alındığı anlaşılmakla, fesih bildiriminde yazılı tespitlerle ilgili olarak, taraflardan delilleri sorularak varsa delilleri toplanıp tarafların göstereceği tanıklar da dinlendikten sonra tüm deliller birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmektedir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.