Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 01.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... geldiler taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 01.10.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı ... . San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında gerçekleştirilen enginar ticareti neticesinde davacı lehine alacaklar mevcut olduğunu, davalı ... T. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin davacının hakettiği alacakları ödememesi üzerine 09.09.2013 tarihinde İstanbul 12. İcra Müdürlüğü'nün 2013/21138 sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, borçlunun haczi kabil malı bulunamadığını, ancak davalı borçlu ... şirketinin hissedarlarının Bayrampaşa Sebze ve Meyve halinde ticari faaliyetlerini yürüttüğü iş yerini yakınlığı olan aile fertleri adına önceden kurdukları yeni şirket olan diğer davalı .... San Tic. Ltd.Şti'ne devrettiğini, ticaret sicil kayıtlarında her iki davalının adresinin aynı olduğunu, açıklanan nedenlerle davalıların mal kaçırma amacıyla bu devri yaptıklarını belirterek davalı ... . San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin İstanbul Bayrampaşa Hali No: ...'de kayıtlı iş yerini davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye devretmesine dair muvazaalı işlemin iptaline ve davacının Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11832 E. sayılı icra takibine konu alacağını eklentileri ile birlikte karşılayacak miktarla sınırlı olmak üzere dava konusu taşınmaz - taşınır üzerinde alacaklı davacı lehine cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı ... Şirketinin davalı ... ve davacı taraflar ile hiç bir hukuki veya ticari bağlantısı olmadığını, .... şirketinin kendi nam ve hesabına ticari faaliyet yürüten, hiçbir organik bağı bulunmayan, kendi kararlarını kendi yürütme organları ile alan bağımsız bir şirket olduğunu, Bayrampaşa halinde yüzlerce dükkan bulunduğunu, % 80 dükkan sahiplerinin zaten birbiri ile akrabalık bağı içerisinde olduğunu, davacının davasının zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İBB 'nin 27.09.2019 tarihli yazı cevabına göre; dava konusu dükkanın, mülkiyet ve tasarruf hakkının İBB'ye ait olduğu, davalı borçlunun sözü geçen yerde kiracı olduğu, celbedilen kira sözleşmesinin 25.12.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olarak davalı ve dava dışı İBB arasında düzenlenmiş olduğu, sözleşmenin 10.md. gereğince kiracının, işyerini bizzat kullanmakla yükümlü olup, belediyenin izni olmadan devredemeyeceğinin kararlaştırıldığı, kiracı olan davalının, sözleşmeden kaynaklı ve sadece İBB'ye ileri sürebileceği şahsi hakkının bulunduğu, nitekim davalı ... Yaş Sebze Ltd. Şti. ile yapılan kira sözleşmesinin de dava dışı İBB tarafından yapıldığı, davalı şirketlerin ayrı ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu, davalı ... Tarım Ürün Ltd. Şti. tarafından yapılmış bir tasarruf işleminin söz konusu olmadığı ve dava konusu dükkanda mülkiyete dayalı tasarruf hakkı da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava dilekçelerinde yer verilen taleplerin dışında, dava konusuyla alakası olmayan başka bir nedenle davanın haksız ve hukuksuz olarak reddine karar verildiğini, her iki davalı şirket arasında gerçekleştirilen işlemin muvazaalı olduğunu, her iki şirketin, devir konusu aynı işyerinde faaliyet gösterdiklerini ve aynı işyerinde zilyet olduklarını, her iki davalı şirket arasında açık bir şekilde bağlantı olması nedeniyle, alacaklarının tahsili için cebri icra yolunun davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye yönlendirilmesinin talep edildiğini, buna rağmen Mahkemece, davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin kiracı olduğu dükkanın vasfının sadece incelenilmesiyle yetinilerek eksik inceleme sonucu karar verildiğini, İİB'den gelen cevabi yazı incelendiğinde; davalı şirketler arasında düzenlenen kira sözleşmeleri, devir talebini onaylayan belediye encümen kararı, davalı borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kiracılık hakkının, diğer davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye devri için bulunduğu talep, devir inceleme komisyon kararı, teminat mektupları, şirket kuruluş sözleşmeleri, dekontlar ve sair diğer belgelerin bulunduğunun görüldüğünü, kiracılık hakkının devri için 23.09.2019 tarihinde 71.000,00 TL kiracılık devir bedelinin yatırılmasının akabinde İBB Belediye Encümen kararıyla devrin onaylandığını, bu onay ile, davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından böylelikle bir tasarruf işlemi yapıldığını, kiracılık hakkının devri için 23.09.2019 tarihinde 71.000,00 TL kiracılık devir bedelinin yatırılmasının akabinde İBB Belediye Encümen kararıyla devrin onaylandığını, bu onay ile davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından böylelikle bir tasarruf işlemi yapıldığını, bir başka ifadeyle, davalılar arasında gerçekleştirilen tasarruf işleminin parasal değerinin de bulunduğunu, davalılar arasında açık bir şekilde organik bağın bulunduğunu ve müvekkilinin alacağını ödememek için her ikisinin muvazaalı işlemlere giriştiklerini, davalı şirketlerin hissedarları arasında birinci derece akrabalık bağı bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ticaret sicili kayıtları, nüfus kayıtları, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin kayıtları, davalı (borçlu) şirket ile diğer davalı şirketin kurucuları arasındaki akrabalık bağı, bir bütün olarak değerlendirildiğinde; malvarlığı borçlarına yetmeyen davalı (borçlu)... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin alacaklılarına zarar verme kastıyla, ticari işletme niteliğindeki işyerini, yine kendisinin kurdurmuş olduğu ve aralarında organik bağ bulunan diğer davalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ye devrettiği; TBK'nın 202. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle somut uyuşmazlıkta İİK'nın 280. maddesinde tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için aranılan tüm koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın kabulü ile; davalı (borçlu) .... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile diğer davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında Bayrampaşa Hali ... nolu işyerinin işletme ve kiracılık hakkının devrine yönelik gerçekleştirilen tasarruf işleminin İİK'nın 280. maddesi gereğince iptaline, her iki davalının Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/11832 esas sayılı icra takip dosyasındaki alacak ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına, İİK'nın 283/1. maddesi gereğince davacı tarafa, icra dosyasındaki alacak ve ferilerle sınırlı olmak kaydıyla, her iki davalı şirketin taşınır, taşınmaz malvarlığı ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde haciz ve satış isteme yetkisinin tanımasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu olan dükkanın İstanbul Hali içerisinde olduğunu, bu halin tüm işlemlerinin yürütülmesi ve sorumluluğunun İBB Hal Müdürlüğü'ne ait olduğunu, İstanbul Halinin kendisi, dükkanları ve tüm müştemilatının da İBB'ye ait olduğunu, yani davalı tarafından devrolunmuş bir işletme veya dükkanın mevcut olmadığını, müvekkillerinin söz konusu hal içerisinde İBB'nin sözleşmeli olarak kiracısı olduklarını, aralarında bir devir ücretinin de mevzubahis olmadığını, halde hava parası veya bonservis olarak tabir edilen bir işlem uygulanmadığını, ne ... Şirketine bir para verildiği, ne de ... Şirketinin bir devir parası aldığını, her hal kiracısının, kiralama öncesinde hal müdürlüğü tarafından belirlenen bir teminat bedelini Müdürlüğe ödediğini, bu ödemenin de müstahsil vb gibi haldeki dükkanla iş yapan üretici, nakliyeci vs gibi kişilerin zarar görmesi halinde veya başkaca sebeplerle oluşacak zararların teminatı için Hal Müdürlüğünce her kiracıdan alındığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.

İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1).
Somut olayda, davacı vekili tarafından davalı borçlu ... Tarım Ürünleri Ltd. Şti.'nin İstanbul Bayrampaşa Hali No:...'de kayıtlı iş yerini davalı 3.kişi ... . Meyve Ltd.Şti'ye devretmesine dair işlemin iptali talep edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; malvarlığı borçlarına yetmeyen davalı (borçlu) ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin alacaklılarına zarar verme kastıyla, ticari işletme niteliğindeki işyerini, yine kendisinin kurdurmuş olduğu ve aralarında organik bağ bulunan diğer davalı ... . San. Tic. Ltd. Şti.'ye devrettiği buna göre yapılan tasarrufun iptali gerektiği tespit ve kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Dosya kapsamından, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından davalı (borçlu) ... San. ve Tic. Ltd. Şti. adına tahsis edilen Bayrampaşa Halindeki dava konusu ... nolu dükkanın kiracılık hakkının, davalı (borçlu) tarafından diğer davalıya devredilmesi için 19.12.2013 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na dilekçe verildiği, İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni'nin 25.12.2013 tarihli kararıyla bu talebin uygun görüldüğü; ... nolu işyeri kiracısı olan davalı (borçlu) tarafından işyerinin işletilme ve kiracılık hakkının 71.000,00 TL bedelle, diğer davalıya devrinin yapıldığı, söz konusu dükkanın mülkiyet hakkının İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu dükkan davalı borçlu .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin mülkiyetinde olmadığından kendisine ait olmayan dükkanı, diğer davalı ... . San. Tic. Ltd. Şti.'ne mülkiyet olarak devretmesi (tasarrufta bulunması) de mümkün değildir.
Öte yandan, dava konusu tasarrufun, ... nolu işyeri kiracısı olan davalı (borçlu) tarafından işyerinin kiracılık hakkının devri olarak düşünülmesi halinde ise; taşınmazın kiralanmasına ilişkin sözleşmeler, kiracılık ilişkisinden doğan kişisel haklar sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden ancak tapu siciline şerh verilmesi halinde tasarrufun iptali davasına konu olabilirler. Somut olayda; davacı; davalı borçlu.... Ltd. Şti.'nin İstanbul Bayrampaşa Hali No:...'de kayıtlı iş yerini davalı 3.kişi ... Ltd.Şti'ye devretmesine dair işlemin iptalini talep etmiş olup, davalı borçlu şirketin bu işyerinde mülkiyet hakkı değil, yalnızca kiracılık hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın 27.09.2019 tarihli yazı cevabına göre; dava konusu dükkanın, mülkiyet ve tasarruf hakkının İstanbul Büyükşehir Belediye'sine ait olduğu, davalının sözü geçen yerde kiracı olduğu, kira sözleşmesinin 25.12.2013 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli olarak davalı ve dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı arasında düzenlenmiş olduğu, kiracının, işyerini bizzat kullanmakla yükümlü olup, belediyenin izni olmadan devredemeyeceğinin kararlaştırıldığı, kiracı olan davalının, sözleşmeden kaynaklı ve sadece İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na karşı ileri sürebileceği şahsi hakkının bulunduğu, davalı ... Ltd. Şti. ile yapılan kira sözleşmesinin de dava dışı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, söz konusu kira sözleşmesinin tapu siciline de şerh verilmediği, bu durumda davalı borçlu ... Ltd. Şti. tarafından yapılmış iptale tabi bir tasarruf işleminin de söz konusu olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.