Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ile ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalı şirkette satış yöneticisi olarak işe başladığını,13.11.2009 tarihinde işveren tarafından saha ihlali yaptığının iddia edildiğini ve bu iddia üzerine ... sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, saha satış yöneticisi olarak çalışan davacının çalıştığı bölgede saha ihlali yaptığının öğrenilmesi üzerine kendisine gerekli uyarı ve ihtarların yapıldığını ancak durumunda değişiklik olmaması üzerine ... bölge müdürü tarafından görüşülmek üzere ...'ya çağrılması üzerine ...'ya gitmediğini ve telefonlarını kapatması nedeniyle davacıya ulaşılamadığını, 11 ve 12.11.2009 tarihlerinde işe gelmeyen davacı hakkında tutanak tutulduğunu, davacının sadece kendisine ihtar verilmesi sebebiyle ... sözleşmesini feshetmesinin haklı sebeple fesih olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının ... sözleşmesini haklı sebeple feshettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı avukatı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının ... sözleşmesini feshinin haklı olup olmadığı taraflar arasında ihtilaflıdır.
Davacı, davalı işyerinde saha satış yöneticisi olarak çalışırken "saha ihlali" yaptığı iddia edilerek suçlandığını, bu suçlamanın haksız olduğunu hatta kendisinden savunma istendiğini belirterek ... sözleşmesini 4857 sayılı ... Kanunu'nun 24/II. maddesi uyarınca feshettiğini davalı işverene bildirmiştir. Kanunun söz konusu maddesinde "İşçinin haklı nedenle derhal fesih ..." düzenlenmiş olup işçinin kendisinden savunma istenmesi bu kapsama girmemektedir. Davacının salt kendisinden savunma istenmesini gerekçe göstererek ... sözleşmesini feshettiği anlaşılmaktadır. ... sözleşmesinin ortada haklı bir neden yokken işçi tarafından sona erdirildiği durumlarda işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz. Mahkemece davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusu taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık noktasıdır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. ./..
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde üst düzey yönetici konumda çalışan işçi, görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, kanuni sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep ... doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile ... çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.
... sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Somut olayda, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının fazla mesai yaptığı belirtilerek hesaplama yapılmışsa da, davalı işyerinde saha satış yöneticisi olan davacının salt davacı tanık beyanlarına dayanılarak fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğuna karar verilmesi yerinde olmamıştır. Davacının yaptığı işin niteliği dikkate alınarak davacıya fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilip verilmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.