İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı, temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine dair ek kararı
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun(5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 08.04.2021 tarihli ve 2019/46 Esas, 2021/138 sayılı ek kararın ise; 5271 sayılı Kanunu’nun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu; 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hüküm ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi 30.01.2018 tarih ve 2017/222 Esas ve 2018/59 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet; kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve son bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca mahkûmiyet ve resmi belgede sahtecilik suçundan ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendine göre beraatine karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli, 2019/46 Esas, 2021/138 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii, ve katılan kurum vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzelterek esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Sanık hakkında tam bir kanaat ile değil güçlü kanaat ile mahkumiyet hükmü verildiğine,
2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine,
3. Sanığın Örgütle organik bağının bulunmadığına,
4. Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık suçunun temyizine ilişkin Red kararının hukuka aykırı olduğuna,
5. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
A. Sanık Müdafiinin Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Ek Karara Dair Temyiz İsteminin incelenmesinde:
Sanık hakkındaki kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden kesin nitelikteki hükme karşı temyiz başvurusunda bulunulamayacağı gerekçe gösterilerek, 5271 sayılı Kanun'un 296/1 inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan ek kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemlerinin incelenmesinde:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda:
Mevcut delil durumu itibarı ile iptal edilen 2010 yılı KPSS'de soruların örgüt tarafından önceden verildiği hususunda güçlü kanaat oluştuğu tespitini içeren bilirkişi raporu dışında atılı suçun sübutuna yönelik kesin ve yeterli delil ikame olunamayan sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katıldığına ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması amacıyla, hükümden sonra dosya arasına gelen ve sanık aleyhinde beyanlarda bulunan Veysel Bozkurt, Abdulbaki ... ve Ali Atmaca'nın ifade ve teşhis tutanaklarının duruşmada sanık ... müdafiine okunarak, diyeceklerinin sorulması ve bu şahısların duruşmada tanık olarak dinlenilmeleri, Ayrıca UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip, gerekirse de ifade veya beyan sahiplerinin duruşmada tanık sıfatı ile dinlenmeleri, elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
A.Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin Reddine İlişkin Ek Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 08.04.2021 tarihli ve 2019/46 Esas, 2021/138 sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B.Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan Kurulan Hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2019/46 Esas, 2021/138 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.10.2024 tarihinde karar verildi.