Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu araç ile davacıya ait aracın 14.09.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda, davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 15.000,00 TL hasar bedeli tazminatının, 10,00 TL değer kaybı bedelinin ve 472,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 15.482,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 10.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini, hasar tazminatı yönünden 25.334,17 TL ve değer kaybı bedeli yönünden 17.665,83 TL olmak üzere toplam 43.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; değer kaybı tazminat hesaplamasının alanında uzman bilirkişi tarafından Genel Şartlar’a göre yapılması gerektiğini, Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti vasıtası ile kusur raporu alınması gerektiğini, müvekkilinin ekspertiz ücretinden sorumluluğu bulunmadığını, avans faizi talebinin reddi gerektiğini, zarar haksız fiilden kaynaklandığından uygulanması gereken faizin yasal faiz olacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru sahibinin başvurusunun başvuranın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1446 ncı maddesi kapsamında düzenlenen ihbar mükellefiyetine aykırı davrandığı gerekçesiyle sigorta şirketine uygun şekilde müracaatta muhtar olmak üzere talebin usulden reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; sigorta şirketine yazılı bildirimin yapıldığını, bilgi ve evrakların iletildiğini, sigortacının herhangi bir eksiklik bildirimi yapmadığını, aracı görmek için talepte bulunmadığını, aracın sigortacıya gösterilmesinin dava şartı olmadığını, bilirkişi incelemesi yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 16.10.2021 günü davalıya müracaat ettiği, dilekçesi ekinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99 uncu maddesinin atıf yaptığı Genel Şartlar ekinde belirtilen zorunlu evrakların olduğu, davalının eksik evrak bildirimine dosyada rastlanmadığı, dava şartı eksikliği olmadığının görüldüğü, aldırılan bilirkişi raporunun dosya içeriğiyle uyumlu, sonuçları itibariyle denetlenebilir olduğu, tazminata Katma Değer Vergisi'nin (KDV) eklenmesinde hukuka aykırılık olmadığı, yedek parça fiyatlarında herkese uygulanan %10 iskontonun dikkate alınarak hasar bedelinin tespitinin gerçek zarar tazmini ilkesine aykırı olmadığı, TTK'nın 1426 hükmü dikkate alındığında 742,00 TL eksper giderinin 354,00 TL'sinden makul gider olarak davalının sorumlu olduğu, gerekçesiyle "09.03.2022-K.2022/56463 tarih ve sayılı Uyuşmazlık Hakem Kararına karşı davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına;
6.1. Davacının davasının kısmen kabulü ile, 23.272,75 TL hasar bedeli, 17.556,83 TL değer kaybı, 354,00 TL eksper gideri olmak üzere toplam 41.292,58 TL'nin 28.10.2021 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine" karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine gecikmeksizin hasar dosyası açıldığını, inceleme devam ederken komisyona başvuru yapıldığını, komisyona kötü niyetli olarak başvurulduğunu, davacının gerçek zarar miktarını aşan taleplerinin reddi gerektiğini, kazaya ilişkin olarak öncelikle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasını, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinin dikkate alınmadığını, aracın değer kaybının müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, araç hasarının hesaplanırken teminat dışı kalan hallerin göz önüne alınması gerektiğini, müvekkili şirketin KDV'den sorumluluğunun bulunmadığını, iskonto uygulanması gerektiğini, ıslah edilen tarihten itibaren faiz uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 şeklinde uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 14.09.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar bedelinin, değer kaybı tazminatının ve eksper raporu ücretinin tahsili talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90,91 ve 99 uncu maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli bulunmasına, vekalet ücreti belirlemesinin isabetli olmasına göre İtiraz Hakem Heyeti kararı usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi