Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Zimmet suçundan zarar gören Hazinenin vekili aracılığıyla vermiş olduğu 18/11/2014 havale tarihli dilekçeyle davaya katılma isteminde bulunup hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, 3628 sayılı Kanunun 17 ve 18 ile CMK'nın 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak davaya katılmasına, vaki sonuç ceza miktarı itibarıyla koşulları bulunmayan sanık müdafin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Bir suç işleme kararının icrası kapsamında 30/09/2010 ve 01/10/2010 tarihlerinde tahsil ettiği paraları tahsilat tarihlerinde şubeden çıkartarak mal edinmek suretiyle değişik zamanlarda zimmet suçunu birden fazla kez işleyen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması,
TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanması lüzumu,
TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanarak yüklenen suçu işleyen sanık hakkında 53/5. maddesi uyarınca "cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılanlar Hazine ve PTT Genel Müdürlüğü vekilleri ile sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/12/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.