İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2019 tarihli ve 2019/248 Esas, 2019/142 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.01.2020 tarihli ve 2019/1381 Esas, 2020/15 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.12.2021 tarihli ve hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle,
Sanığın kullanmış olabileceği GSM hattı araştırması yapılmadan buna ilişkin ardışık arama-aranma raporu tanzimi istenmeksizin hüküm kurulması sebebiyle beraat hükmünün bozulması istemlidir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde hakkında herhangi bir delil bulunmayan, bylock kullanıcısı olmayan, hakkında kod adı kullandığı yönünde tespit olmayan, hakkında ardışık arama-aranma iddiası ve buna yönelik delil bulunmayan, uzun süredir kullandığı hat üzerinde yapılan incelemede de ardışık arandığı yönünde tespit yapılamayan, örgütün operasyonel eylemlerinin bilinmesinden önceki dönemde içeriği tespit edilemeyen sohbetlere bir kaç kez katılmaktan ibaret eylemleri haricinde örgütsel olarak nitelendirilebilecek eylemi bulunmayan, savunmasının aksine delil bulunmayan sanığa silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın konum ve kişisel özellikleri de gözetilerek üzerine atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı maddi delil elde edilemediğinden ve isnat edilen suç sübut bulmadığından 5237 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan beraatine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanığın Bankasyadaki hesabına bankanın TMSF'ye devrinden sonraki tarihlerde de yüklü miktarlarda para yatırdığı böylelikle bankacılık işlemlerinin rutin olarak değerlendirilmesi gerekmesi, hakkındaki tanık beyanlarının örgütün operasyonel eylemlerinin bilinmesinden önceki dönemdeki eylemlere yönelik olduğu görülmüş olduğundan tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 08.01.2020 tarihli ve 2019/1381 Esas, 2020/15 sayılı Kararında, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE BERAATE İLİŞKİN HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.09.2024 tarihinde karar verildi.