İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında, Adıyaman ili Merkez ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 127 ada 3 parsel sayılı 6.351,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili; Adıyaman ili Merkez ilçesi ... köyü sınırları dahilinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sonucu dava konusu 127 ada 3 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmaz yönünden imar, ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken yerlerden olduğunu beyanla, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu yerin; orman sayılmayan yer olduğu, dava konusu yerde 1992 ve 1999 tarihli hava fotoğraflarında kullanımın olduğu, taşınmazda yaklaşık olarak 20 yıldan fazla tarımsal faaliyette bulunulduğu, belgesizden zilyetlik yoluyla kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinilmesi için gerekli olan 20 yıllık sürenin dolduğu, ayrıca taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak nizasız, fasılasız kullanıldığı, bu yönde verilen teknik bilirkişi raporlarının da mahalli bilirkişiler ve tespit bilirkişilerin beyanları ile mahkeme gözlemi ile desteklendiği, dava konusu yerle ilgili olarak mera tahsis kararının bulunmadığı, davalının sulu ve kuru toprakta 40-100 dönüm sınırını aşmadığı göz önünde bulundurulduğunda dava konusu taşınmazla ilgili olarak davalı yararına 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 inci maddeleri uyarınca mülk edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekilli tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16 ncı Hukuk Dairesince, dava konusu taşınmaza uygulanan 1992 ve 1999 yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesinde, taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyet bulunduğunun tespit edildiği; dava konusu taşınmaz yönünden kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların davalı lehine gerçekleştiği, keşfin usulüne uygun olarak yapıldığı, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olmak üzere karar verildi.