Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince ... Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, davalı Hazine aleyhine açılan davanın reddine, asli müdahil Orman İdaresinin tescil talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacılar vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asli müdahil vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin başvurusunun ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili 07.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; tapuda davalı Hazine adına zeytinli tarla vasfıyla kayıtlı bulunan İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 151 ada 9 parsel sayılı taşınmazın uzun yıllardır müvekkillerinin malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının müvekkilleri lehine oluştuğu iddiasıyla, 151 ada 9 parselin tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, asli müdahil Orman İdaresi vekili ise dava konusu taşınmazın orman sınırları içinde kaldığını, bu nedenle orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek davaya katılmıştır.
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanları, celp edilen hava fotoğrafları ve alınan bilirkişi raporu itibariyle dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığı, kadastro tespit tarihi olan 06/02/2013 itibariyle imar ihya ve 20 yıl kesintisiz malik sıfatıyla zilyetlik şartlarının oluşmadığı, çekişmeli yerin tapulu taşınmaz olması nedeniyle Belediyenin malik sıfatının bulunmadığı" gerekçeleriyle, ... Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, davalı Hazine aleyhine açılan davanın esastan reddine, asli müdahil Orman İdaresinin tescil talebinin ise reddine karar verilmiş; iş bu karar, davacılar vekili ile asli müdahil vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde; "Dosyada toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkı bulunmayan davalı ... Belediyesi yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan, imar ihyası tamamlanmamış çalılık vasfında yerlerden olduğunun anlaşılmasına göre, tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline yönelik davacılar vekilinin talebi ile dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tescili istemine yönelik müdahil Orman İdaresi vekilinin taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte; dosya kapsamına göre, kadastro tespit gününden önce dava konusu taşınmaz üzerinde bulunduğu ve davacılar ve murisleri tarafından meydana getirildiği sabit olan 30 yaşında 5 adet zeytin ağacı ile 10-15 yaşında 15 adet zeytin ağacı yönünden, 3402 sayılı yasanın 19/2 maddesi uyarınca, "çoğun içinde azı da vardır" ilkesinin gözetilerek, davacıların davasının kısmen kabulü ile, anılan toplam 20 adet zeytin ağacının davacılara ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmemesinde isabet bulunmadığı" gerekçesiyle, asli müdahil Orman İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan yönlerden kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, davalı ... Belediyesi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, asli müdahil Orman İdaresi vekilinin dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline yönelik talebinin reddine, davalı Hazine aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, 151 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 19/2 nci maddesi uyarınca, "İşbu taşınmaz üzerinde bulunan 20 adet zeytin ağacı ..., ..., ... ve ...'a aittir." şerhinin yazılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) uyarınca 1949 yılında yapılan orman tahdidi, 1975 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 Sayılı Kanun) ile değişik 2 nci madde uygulaması ve 1984 yılında yapılan 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı 6831 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun (2896 sayılı Kanun) değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve kanuna uygun olup, davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.