Taraflar arasındaki taşınmazın 2/B kapsamında olduğunun tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre 1968 yılında kesinleşen tesis kadastrosu çalışması bulunmakta olup, bu çalışmalarda dava konusu edilen yerler tapulama harici bırakılmıştır. 3116 sayılı Kanunu'na göre yapılıp 1946 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve 30.06.2020 tarihinde ilan edilen 3116 sayılı Kanuna göre tahdidi yapılmış olan yerlerde aplikasyon, sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile tüm ormanlarda 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulaması çalışmaları bulunmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kilis ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, 6831 sayılı Orman Kadastro Kanunu'nun 2/B madde uygulaması gereği çalışmalar yapıldığını, yapılan çalışmalar neticesinde komşu parsellerin orman vasfından çıkartıldığı tapusu alınarak zilyedine satış yapıldığını, fakat kendi zilyetliğinde bulunan 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yapılan çalışmalar neticesinde orman sınırları içerisinde kaldığını belirterek taşınmazın 2/B kapsamında kaldığının tespitini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "Davacının 11/01/2021 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda (B)-(C) ve (D) ile gösterilen bölümlere yönelik davasının idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağından hukuki yararı ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine; davacının (A)-(E) ile gösterilen bölümlere yönelik davasının 2/B blok parseli içerisinde kaldıklarından hukuki yarar yokluğundan reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; "(B), (C) ve (D) bölümlerinin 2/B maddesi kapsamında görülmeyerek ...adına orman sınırları dışına çıkarılmadığı, gerçek kişilerin bu gibi yerlerin orman sınırları dışına çıkartılmasını talep etmekte hukukî yararları ve aktif dava ehliyetleri bulunmadığı, dava konusu (A) ve (E) bölümlerinin ise kadastro çalışmasında 2/B alanı olarak ...adına orman sınırları dışarısına çıkarıldıkları belirlendiğinden aynı gerekçeyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiş, karar davalı vekili ve davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile davacı vekilinin vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.