Mahkûmiyet
Yerel Mahkemece sanık hakkında Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin sanık hakkında yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK'nın 277/1, 277/2,62,53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin kararına yönelik sanığın temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen 11.03.2022 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı TCK'nın yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK'nın 277/1, 277/2,62,53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Sanığın temyiz sebepleri; cezalandırılmaya yeterli somut delil bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Yerel Mahkemece, Yargıtay 4. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda; Karacabey Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/165 Esas sayılı dosyasında tanık olan mağdurun ifadesini değiştirmesi için mağduru tehdit ederek ve yaralayarak hukuka aykırı olarak etkilemeye çalışan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 277/1-2. maddesinde düzenlenen yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.09.2024 tarihinde karar verildi.