Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.02.2020 tarih ve 2019/171 E. - 2020/221 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı temlik alan vekili; davacı şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen 1.000.000,00 TL bedelli genel kredi taahhütnamesini davalı ...'ın da müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ayrıca davalı şirkete kullandırılan ve kullandırılacak kredinin teminatı olarak davalı ...'ın maliki olduğu iki adet taşınmaz üzerine ayrı ayrı 200.000,00 USD bedelle 1.dereceden ipotek tesis edildiğini, bu taşınmazların daha sonra davalı ... ...'ye satıldığını ve bu kez de taşınmazlar üzerine aynı şekilde ayrı ayrı 100.000,00 TL bedelle 2.dereceden ipotek tesis edildiğini, yine davalı ...'ın maliki olduğu bir taşınmaz üzerine 150.000,00 TL bedelle, bir adet taşınmaz üzerine 300.000,00 TL bedelle 1.dereceden ipotek tesis edildiğini, bu taşınmazların daha sonra davalı ...'a satıldığını ve bu kez de taşınmazlar üzerine aynı şekilde 150.000,00 TL ve 100.000,00 TL bedelle 2. dereceden ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun muaccel hale gelmesine rağmen ödenmediğini, hesap kat edilerek borçlulara gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine haklarında icra takipleri başlatıldığını, davalıların haksız itirazları ile takiplerin durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davalı şirketin 18.04.2008 tarihine kadar kredi kullandığını, 18.04.2008 tarihinde borcunu nakden yatırarak kredi borcunu kapattıklarını ve davacının davalılara nakden ödeme yapıldığı iddiasını tahsilat fişi ile ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini, ipoteklerin kaldırılmasını ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; şube kayıtları üzerinde inceleme yetkisi de verilerek yeniden rapor alınmasına ve itirazlar üzerine de ek rapora karar verildiyse de bozmaya konu işlemlerin yapıldığı günlere ait fiş torbaları ibraz edilmediğinden, bankanın ticari defterleri ile borçlu imzasını taşıyan tahsil fişi gibi belgelerle ödemeyi kanıtlaması gerekirken davacının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (temlik alan) davacı ... Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ... Yönetim A.Ş.'ye iadesine 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.