Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.04.2018 tarih ve 2017/2154 E. - 2018/462 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.10.2019 tarih ve 2018/1330 E. - 2019/1068 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile davacı arasında 24/05/2016 tarihli daire satış sözleşmesi akdedildiğini, işbu daire satış sözleşmesi ile iki adet dairenin davalıya satışı ve teslimine dair şartlar belirlendiğini, sözleşme ile iki adet dairenin her bir bağımsız bölümün değerinin 350.000,00 TL olarak belirlendiğini, davalının davacıya 10.000,00 TL kapora verdiğini ve daha sonra 490.000,00 TL ödeme yaptığını, satışa konu daireler üzerinde haciz bulunduğundan tapuların devrinin müvekkilince davalıya yapılmadığını, davalının yapmış olduğu ödemelere teminat olarak 490.000,00 TL miktarlı çek keşide edip davalıya teslim ettiğini, davalının söz konusu iki adet dairenin yerine ...'da işyeri istediğini ve müvekkili tarafından sözleşmede kararlaştırılan dairelerin yerine Adana ili ... ilçesi 1234 ada 2 parselde bulunan şuan BİM tarafından kiralanan iki adet işyeri tapusunun davalıya devredildiğini, davacı tarafından teminat olarak davalıya teslim edilen 490.000,00 TL miktarlı çekin ise tapuların tesliminden sonra davacıya iade edilmesine karar verildiğini, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı ihtilaf olmadığı için de bugüne kadar davalı tarafından müvekkili aleyhine herhangi bir dava ve talepte de bulunulmadığını, tapular kendisine tescil ve teslim edilmesine rağmen iade edeceğini taahhüt ettiği çekin davalı tarafından davacıya teslim edilmediği gibi davacı aleyhine Adana 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/16459 Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibe konu ödeme emrinin muhtarlığa tebliğ edilmesi nedeniyle müvekkilinin süresi içerisinde takibe itiraz edemediğini, ancak davalı ile yapılan görüşmelerde icra takibinden vazgeçeceği konusunda defalarca söz vermesine rağmen icra takibinden vazgeçmediği gibi davacı hakkında karşılıksız çek keşide etmekten şikayette bulunduğunu, davacının davalıya herhangi bir borcu olmadığını bu nedenle aleyhe açılan takibin tamamen yasaya aykırı olup kötüniyet ile yapıldığını, sözleşmede kararlaştırılan daire ve işyerlerini teslim eden davacının mağdur olup ağır icra ve ceza tehdidi altında kaldığını ileri sürerek, bu nedenlerle öncelikle icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bedelsiz çek nedeniyle haksız olarak yapılan takibin iptaline, davalının %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki 24.05.2016 tarihli sözleşme ile Adana ... 1234 ada 1 parselde yapılacak binanın A blokunda 3 ve 4. katında iki dairenin ve 1234 ada 2 parselde BİM A.Ş. tarafından kullanılan deponun davalıya devredilmesinin kararlaştırıldığını, davalı taraf sözleşmedeki edimlerini yerine getirmesine rağmen davacı taraf iki adet daire ve deponun tapusunu davalıya devretmediğini, bu sözleşmedeki iki dairenin başka dairelerle değiştirildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının davalıyı dolandırdığını savunarak, davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşme kapsamına göre çekin tapu teslimi yapılırken iade edileceğinin kararlaştırıldığı, bu durumda 490.000.- TL’lik bir çekin davacı yanca sözleşmedeki edimlerin ifasının teminatı olarak davalıya verilmiş olduğu, davacı tarafın sözleşmedeki edimini hiç yerine getirmediği, davalı tarafın ise kısmen yerine getirdiği, bu nedenle davalının sözleşmeden kaynaklanan haklarının (nakit olarak yapılan ödemenin) geri alınması amacıyla kendisine teminat olarak verilen çeki takibe koyması haksız olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca teminat çeki düzenleneceği kabul edilmiş olup, söz konusu çek dışında davalı tarafça ibraz edilen çek bulunmadığı, dava konusu çek bilgilerinin sözleşme ile uyumlu olduğu ve söz konusu çekin teminat çeki olarak verildiği, her ne kadar davacı vekilince dava konusu 24.05.2016 tarihli sözleşmede kararlaştırlan daireler yerine ... İli 1234 ada 2 parselde bulunan işyerinin davalıya devredildiği ve davacının bu şekilde edimini ifa ettiği ve çekin bedelsiz kaldığı iddia edilmiş ise de bu daire satışı 10.11.2014 tarihli önceki sözleşmeye dayalı olup, 24.05.2016 tarihli sözleşmenin davacı tarafından ifasından söz etmenin mümkün olmadığı tüm bu nedenlerle dava konusu çekin bedelsiz kalmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.