Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.12.2019 tarih ve 2019/555 E. - 2019/1108 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının satın aldığı taşınmaz üzerinde önceki malik tarafından dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık olmak üzere davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, ancak dava dışı şirketin davalı bankaya borcunu ödemiş olmasına rağmen davalı bankanın söz konusu ipoteği kaldırmadığını ileri sürerek davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, taşınmazın eski malikinin dava dışı şirketlerin davalı banka ile imzaladığı kredi sözleşmelerine müteselsil kefil olmasından kaynaklanan borçları nedeniyle ipoteğin kaldırılmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüyle; dava konusu ipotekten dolayı davalı bankanın davacıdan başkaca alacaklı olmadığının tespitine ve bağımsız bölüm üzerindeki davalı banka lehine oluşturulan 18/09/2006 tarihli 250.000.- TL bedelli, 1. derece ipoteğin fekkine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.731,59 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.