Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin 25.07.2011 gün ve 2011/171 değişik iş numaralı kararı ile sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik sanık ... müdafiinin itiraz isteminin reddine karar verildiği ve tebliğ edilen bu karara karşı temyiz talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

1-Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık müdafii 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla aynı kanunun 317. maddesi uyarınca sanık ... müdafiinin temyiz talebinin REDDİNE,

2-Sanık ...hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5252 Sayılı Kanunun 9/3. maddesinde yer alan "lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir" hükmü karşısında, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK' da tanımlanan hırsızlık suçunun unsurlarının farklı olduğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK' nın 142/1-b, 143 ve 43/2. maddelerine uyan hırsızlık; 116/1-4,119/1-c ve 43/2. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını bozma ile 151/1. maddesine uyan mala zarar verme suçlarını oluşturduğu gözetilerek, mağdurun 30.04.2008 tarihli celsede, uğramış olduğu zararın karşılandığına ve şikayetçi olmadığına ilişkin beyanından zararın kovuşturma evresinde giderildiğinin anlaşılması karşısında; 5237 Sayılı TCK' nın 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanma olanağı ile mala zarar verme suçu yönünden yakınanın şikayetinden vazgeçtiği de değerlendirilerek sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı bir karşılaştırma sonucu 765 sayılı yasanın lehe olduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık .... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozmanın sanıklar ...'ya sirayetine 21/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.