Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 172,173,174,176,177,178,179,180,181,182,183,185,186,187,188,189 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar komisyon kararıyla ... ve müşterekleri adına tespit ve 172,173,174,176,180 parsel sayılı taşınmazlar 06.01.1997 tarihinde, 185,188,189 parsel sayılı taşınmazlar 08.01.1997 tarihinde, 186 parsel sayılı taşınmaz 13.01.1999 tarihinde, 178,179,181,182,183,187 parsel sayılı taşınmazlar ise 05.02.2002 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacılar ... ve ..., irsen intikal, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve adına tescili istemiyle 25.10.2013 tarihinde dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunuda hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere ve kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiş bulunduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenlerden alınmasına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.01.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.