Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava 23 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş,hüküm davacılar vekili tarafından 2457 nolu parsele ilişkin hükme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Olayımıza gelince; Davaya konu edilen taşınmazlar tapuda tarafların miras bırakanı ... adına avlulu kerpiç ev vasfında kayıtlıdır.Tapu kaydının beyanlar hanesinde üzerindeki evin kime ait olduğuna ilişkin şerhe rastlanılmamıştır. Davacılar vekili 9.9.2009 tarihli duruşmada 2457 nolu parsel üzerindeki bina ve ahırın davalılardan ... tarafından yapıldığına ilişkin beyanlara itiraz ettiklerini bildirmiştir.Bu nedenle muhdesatın davalılardan ...’e ait olduğu hususunda bir ittifak bulunmamaktadır. Mahkemece satış bedelinin mirasçılık belgesindeki paylar doğrultusunda dağıtılması gerekirken taşınmaz üzerindeki muhdesatın adı geçen davalıya ait olduğuna ilişkin ittifak varmış gibi satış bedelinin bilirkişi raporundaki oran doğrultusunda dağıtılmasına karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin 2457 nolu parsele ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 2457 nolu parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 22.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.