SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanık hakkında ;

1. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.

2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyizi özetle, beraat ettiği suç nedeniyle sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmüne karar verildiğine, fazla ceza verildiğine, ilişkindir.

Sanık hakkında katılan ...'den boş olarak çalınan ve sahte olarak düzenlenen suça konu yasal unsurları haiz 22.12.2012 keşide tarihli ve 55.000,00 TL tutarındaki çeki, borcu karşılığında katılan ...'na verdiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia edilmiş, Mahkemece resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkûmiyetine, nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurları oluşmadığı kabul edilerek bu suçtan beraatine hükmedilmiştir.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı,

eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık müdafiinin temyizinin vekalet ücretiyle sınırlı olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.02.2013 tarihli ve 2011/5-137 Esas, 2013/58 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere "aynı davada yargılandığı bir suçtan beraat eden, diğer suçtan ise mahkum olan sanık hakkında müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesi mümkün olmadığından beraat ettiği suç açısından vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmeyeceği" dikkate alındığında; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması sebebiyle, nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükmü yönünden sanığın vekalet ücretine hak kazanamayacağı ve vekalet ücreti verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.