Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanıklar haklarında nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 102/2, 102/3.d ve 109/2, 109/5,58,53/1-2. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2015 tarihli ve 2013/158 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanıklar hakkında atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
Kararın eksik inceleme ile verildiğine, Muğla Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 11.04.2014 tarihli raporunun katılanın cinsel istismara maruz kaldığını ve sanıklar tarafından işlenen bu suç nedeniyle katılanın ruh ve beden sağlığının bozulduğunu tereddüte yer bırakmayacak şekilde tesbit ettiğine, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 05.12.2015 tarihli raporunda da katılanın ruh sağlığının bozulduğunu tespit ettiğine, Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınıp raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi gerektiğine, "1 Temmuz - 31 Temmuz 2011" tarihleri arasındaki telefon kayıtlarının istenmesi ve incelenmesi gerektiğine, Tanık ... ve tanık ...in beyanlarının dikkate alınması gerektiğine ve diğer hususlara ilişkindir.
Olayın intikal şekli ve süresi, aldırılan rapor içerikleri, sanıkların savunması, katılanın aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.