SUÇLAR: Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

Katılan vekilinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği bakımından; katılan vekilinin yüzüne karşı tefhim olunan hükümden sonra 06.05.2016 tarihli süre tutum dilekçesi ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinde bulunduğu, 18.05.2016 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinde ise sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünü de temyiz ettiği anlaşılmış olup; katılan vekilinin, resmi belgede sahtecilik suçu bakımından 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 1 haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu belirlenmiştir.
Diğer temyiz istekleri yönünden; sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/109 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

A. Katılan vekilinin temyiz isteği; nitelikli dolandırıcılık suçu bakımından sanığın atılı suçu işlediğine, beraatine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna; resmi belgede sahtecilik suçu bakımından ise katılan bankanın zararının karşılanmamasına rağmen takdiri indirim uygulanmasına ilişkindir.

B. Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, eksik inceleme sonucu mahkumiyetine hükmedildiğine ve lehe hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.

1. Sanığın, katılan Ziraat Bankası Sanayi Şubesine kredi başvurusunda bulunduğu, 25.02.2011 tarihinde 100.000,00 TL nakdi kredi limiti açıldığı ve bu kapsamda sanığa muhtelif tarihlerde belirlenen limit dahilinde istediği zaman para çekme yetkisi veren nakdi kredi kullandırıldığı, sanığın söz konusu krediye teminat olarak suça konu borçlu imzası bakımından sahte olan 3 adet bonoyu bankaya verdiği, bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine katılan banka vekili tarafından icra takibi başlatıldığı, sanığın bu suretle üzerine atılı suçları işlediği iddia olunmuştur.

2. Mahkeme tarafından sanık savunması, katılan ve şikayetçi beyanları, Mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan beraatine; resmi belgede sahtecilik suçu bakımından ise mahkumiyetine hükmedilmiştir.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Bakımından
Ön inceleme kısmının birinci paragrafında izah edildiği üzere katılan vekilinin hükmü yasal süresinden sonra temyiz ettiği anlaşılmakla temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyizi Bakımından

1. Gerekçeli karar başlığında "16.11.2015" şeklinde yazılan suç tarihinin, suça konu bonoların sanık tarafından katılan bankaya teslim edildiği tarih olan "12.09.2013" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca teşdiden belirlenen "3 yıl " hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken "2 yıl 6 ay " hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak "2 yıl" hapis cezasına karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.04.2012 tarihli ve 2011/1-352 Esas, 2012/135 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, aleyhe değiştirmeme kuralı uyarınca, hakkında hesap hatası sonucu "2 yıl 6 ay hapis cezası" yerine "2 yıl hapis cezası" na hükmedilen sanığın ikinci kez avantajlı bir uygulamadan yararlandırılmasının çifte atıfet olarak hakkaniyete aykırı olacağından, sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin tartışılmaması bozma nedeni yapılmamıştır.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

C. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Bakımından
Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; suça konu her bir bonoyla ilgili katılan banka şubesine yazı yazılarak, suça konu bonoların hangi kredinin teminatı olarak hangi tarihte teslim alındıkları, bonoların kredilerin kullanımı sırasında mı yoksa kredi kullandırıldıktan sonra mı verildiği, banka kayıtlarına hangi tarihte geçtiği, borcu karşılamaya yeterli başkaca bir teminat alınıp alınmadığı, kredinin sanığın hesabına ne zaman aktarıldığı hususlarının araştırılması, var ise teslim makbuzu, kredi sözleşmesi ekleri vb. belgeler ile ilgili kayıt asıllarının ya da onaylı suretlerinin getirtilip dosyaya eklenmesi, kredi borcunun net miktarı ve ödenen taksitlerin bulunup bulunmadığının tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Bakımından

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/109 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanık Müdafinin Temyizi Bakımından

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/109 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararında ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Bakımından

Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/109 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.