Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile harç yönünden karar düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, diğer davalı ... ile anlaşarak, hakkında İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2015/17649 sayılı dosyasından muvazaalı takip yaptırarak Sosyal Güvenlik Kurumundaki alacaklarının haczini sağladığını belirterek, bu takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava dışı ...Tarım A.Ş.ve...un şirketin mali durumunun bozuk olması nedeni ile müvekkilinden mali destek istediğini, müvekkilinin Kemalpaşa'daki taşınmazı üzerine davacı banka nezdindeki risklerine ve kredilerine istinaden davacı lehine ipotek tesis ettiğini, aradan bir yıl geçmesine rağmen firmanın borcunu ödeyemediğini, müvekkilinin sıkıştırmaları ile...un kardeşi olan diğer davalının bu riski ödeyebileceğinin söylenmesi üzerine müvekkiline 2 adet senet tanzim edilerek verildiğini, senetlerin ödenmemesi üzerine icra takibi yaptıklarını, dava konusu SGK haczinin bu takipten sonra yapılmış olduğunu, muvaza iddiasının haksız ve yersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 30 yılı aşkındır eczacılık yaptığını, diğer davalının dava dışı olan...un eşinin amcasının oğlu olması nedeni ile muvaza iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin muvazalı mal kaçırma gayesi içinde olmadığını, bu iddianın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, dava dışı ...Tarım A.Ş.nin ekonomik gidişinin iyi olmaması nedeni ile mali destekde bulunmasını istediklerini, bunun üzerine diğer davalının taşınmazına ipotek tesis edildiğini, dava dışı ...ve şriketi ...Tarımın ipotek borcunu ödemediğini, müvekkil abisi olan...un borcu için müvekkilinin kendi adına bono keşide ederek diğer davalıya verdiğini, diğer davalının müvekkiline karşı icra takibine başladığını, muvaza iddiasının iptali istenen işlem davacının alacağından önce ortaya çıktığını, ilgili dosyaların incelenmesi sonucunda davacının yaklaşık 2 yıl içerisinde haciz işlemi tesis etmesine engel olmadığını, kendi kusurunun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının alacağının doğum tarihinin 30.03.2009 olduğu, İzmir 28 İcra Müdürlüğünün 2015/18436 sayılı takip dosyasında borçlu ... hakkında alacağını tahsil etmek için talebi bulunduğu, 22.08.2017 tarihinde düzenlenen haciz tutanağında alacağı karşılayacak mal bulunmadığı, borçlunun SGK'dan olan hak ve alacaklarına davalı-3.kişi...'in İzmir 8 İcra Müdürlüğünün 2015/17649 sayılı dosyasında 375.000,00 TL bedelli 11.12.2015 tanzim tarihli bono ile takip yapıldığı, davalı-3.kişi davaya cevabında davalının ağabeyi ve firmasına maddi yardım amaçlı kredi çekerken taşınmazını ipotek ettirdiğini, ödeme güçlüğü yaşadıklarını öğrendiğinde maddi zarar görmemek için kızkardeşi olan ...'den iki adet senet aldığını, onun riski karşılayabileceğinin söylendiğini beyan etmesi karşısında bu durumun mutad kabul edilemeyeceği, davalının borçlunun da müşterek müteselsil kefili olduğu borçlunun abisine ait firmanın borçlarına teminat verdiği, kendi alacağını garanti altına almak için senet aldığı, bu durumun asıl borçlu firmanın borçlarından dolayı alacaklısı bankanın tahsil imkanı ortadan kaldırmak amacıyla düzenlediğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı arasındaki borç ilişkisinin kaynağını müvekkilinin, diğer davalının ortağı ve sahibi olduğu şirket lehine verdiği ipoteğin karşılığı olan kambiyo senetleri olduğunu, bu ipoteğin davacı banka tarafından paraya çevrilmesi amaçlı takip başlatılması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, bu konudaki delillerinin toplanmadığını, müvekkili lehine SGK hak edişlerine haciz konulmasında muvazaadan bahsedilemeyeceğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili ile diğer davalı arasında düzenlenen bonolardan kaynaklı alacağın davacı yanın başlattığı takipten önce doğduğunu, bu nedenle muvazaadan bahsedilemeyeceğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-3.kişi konumundaki ...'ın, diğer davalının ağabeyi ve firmasına maddi yardım amaçlı kredi çekerken kendi taşınmazını ipotek ettirdiğini, ödeme güçlüğü yaşadıklarını öğrendiğinde maddi zarar görmemek için kızkardeş olan davalı ...'den iki adet senet aldığını ve bu şekilde riski karşılayabileceğinin söylendiğini bizzat davaya cevabında beyan etmesi nedeniyle tasarrufun muvazaalı olarak yapıldığının anlaşıldığı, sıra cetvelinin düzenlendiği İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2015/17649 sayılı takip dosyası açısından İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince tasarrufun iptaline karar verilmesi doğru olduğu ancak davacı bankanın harçtan muaf olmasına karşın gerekçeli kararda peşin alınan harcın davacıya iadesine karar verilmemiş olması hatalı olduğu gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile belirtilen aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince belirlenen aykırılıklar düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf dilekçelerinde belirttikleri nedenleri yineleyerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davalı üçüncü kişinin takibinin davacı bankanın ipoteği paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlamadan ve ipotekli taşınmazın henüz satılmasından önce, taşınmazın iki katından fazla bir bedel üzerinden takibe başlanmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.