Düşme (sanıklar ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet ve görevi kötüye kullanma, sanık ... hakkında ayrıca hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından), mahkumiyet (sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hazinenin, sanıklara isnat olunan 1163 sayılı Kanun'a muhalefet, görevi kötüye kullanma ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmediği, bu itibarla bahse konu suçlardan verilen hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı nazara alınarak, vekilinin bu suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekili ve sanık ... ile sanık ... müdafiinin bu sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet, katılan ... Bakanlığı vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen düşme hükümlerine yönelik ve ayrıca sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin olarak da vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan açılan kamu davalarına ilişkin olarak hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu suçtan mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 1163 sayılı Kanun'a muhalefet ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davalarının düşmesine dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan ... Bakanlığı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

2-Sanık ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli, 22 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, bu itibarla hüküm tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmadığı ve yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi,

3-Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Dairemizin 26.09.2019 tarihli, 2017/7008 Esas ve 2019/8830 Karar sayılı aleyhe hüküm içeren bozma ilamına karşı sanık ...'in savunmasının alınması zorunluluğuna uyulmayıp 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı olarak yalnızca müdafiinin beyanı ile yetinilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii, sanık ..., katılanlar Hazine ile Ticaret Bakanlığı vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.