İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-4 üncü maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Dava konusu, İzmir ili ... ilçesi... Mahallesi 184 ada 20 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yörede 2008 yılında yapılan 3402 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastro çalışmaları, 2011 yılında başlanıp 03.07.2015 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (3302 sayılı Kanun) değişik 2/B madde çalışması ve 18.03.2019-16.04.2019 tarihleri arasında ilan edilen 3402 sayılı Kanun'un EK-4 üncü maddesi uyarınca kullanım kadastrosu çalışması bulunmaktadır.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; İzmir ili ... ilçesi... Mahallesi...Mevkii 180 ada 6 parsel ve 184 ada 4 parselde kayıtlı iki tane taşınmazının bulunduğunu, bu taşınmazlara yakın olan 184 ada 20 parsel l19-a-21-c-4 pafta da bulunan 2/B arazisi 39397747694 T.C. numaralı ... isimli bayanın üzerine tapu tescili yapıldığını, tapu tescili yapılan 2/B arazisine yakın tapulu arazisi bulunmadığı halde Orman Bölge Müdürlüğü görevlilerince yanlış tapulama yapılarak 1.946 m2'lik orman vasfını yitirmiş arazinin ... isimli şahsın adına tapu kaydının yapıldığını, bu nedenlerle yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın kendi adına tescilini istemiştir.
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan 2/B kadastro çalışmalarının usul ve kanuna uygun olduğunu, dava konusu taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, dava konusu taşınmazın gerçek kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın Devlete kalan taşınmazlardan olup zilyetlikle kazanılamayacağını, dava konusu taşınmazın Hazineye ait olduğu ve mülkiyetinin de Hazine olduğunu, dava dilekçesinde 2/B kapsamına alınan taşınmazın kullanıcısının kullanım kadastrosuna itiraz davalarında husumetin kadastro tutanağının beyanlar hanesinde lehine şerh verilen kişi ve kişilere yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden açılan davaya itiraz ettiklerini, çalışmaların askı ilan süresi sonunda kesinleştiğini, orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kullanım kadastrosu yapılacağının İzmir Orman Bölge Müdürlüğünün 17.01.2019 tarihli ve 126129 sayılı yazısı ile bildirildiğini, dava konusu taşınmazın 2/B bloğu içerisinde 184 ada 20 parsel olarak tespit edildiğini, ancak kullanıcı olarak ... adına tespit edildiğinden bu davaya konu olduğunu, dava konusu edilen taşınmaz 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, ilgili taşınmazdaki çalışmanın İzmir Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılmış olduğunu, taşınmazın fiilen de orman alanı niteliğinde olmadığını, davacının davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, davanın kullanıcısına açılması gerekirken orman işletmesine karşı açıldığını, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
3. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; davacının talebini kabul etmediğini, anılan taşınmazı kendisinin 17.06.2015 tarihinde ... TC kimlik numaralı ... 'tan 15.500,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, köy muhtarlığınca tasdik edilen evrak bulunduğunu, satışta imzalı şahitlerinin bulunduğunu, yapılan satışla ilgili şahitlerin beyanlarının alınmasını talep ettiğini, taşınmazın satışının yasal olduğunu ve ücretinin ödendiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 26.08.2020 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin dava konusu yerin bir kısmının davacının kullanımında olduğunu ve davacıya ait olduğunu ifade ettikleri, davalının 26.08.2020 tarihli keşifteki sözlü beyanıyla davayı kabul ettiğini bildirdiği, davalılardan Orman İdaresine husumet yöneltilemeyeceği mahalli bilirkişilerinin beyanları, davalının kabul beyanı ve 10.09.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda, dava konusu taşınmazın bilirkişi heyeti raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün davacının kullanımında olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; İzmir ili ... ilçesi... Mahallesi 184 ada 20 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, bilirkişi heyetinin 10.09.2020 tarihli raporu ve eki krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.443,34 m2'lik kısmın 184 ada 20 nolu parselden ifraz edilerek, aynı ada son parsel numarası verilerek, 1.443,34 m2 olarak ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 2008 tarihinden beri kullanıcısı ve üzerindeki kiraz ağaçlarının sahibi ... oğlu ... (TC Kimlik: 16298200626)'dır." şerhi verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 184 ada 20 nolu parselin ifrazından geriye kalan bilirkişi heyetinin 10.09.2020 tarihli raporu ve eki krokisinde (B) harfi ile gösterilen 503,63 m2'lik kısmın aynı ada aynı parsel numarası verilerek ve beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır. 2008 tarihinden beri kullanıcısı ve üzerindeki kiraz ağaçlarının sahibi Sadık kızı ... (TC Kimlik: 39397747694)'dır." şerhi verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davanın Orman İdaresi yönünden pasif husumet ehliyeti ve dava şartı yokluğu nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/(1)-d ve 115/(2) nci maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; muhtesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığı düşünülemeyeceğinden davanın reddinin gerektiğini, aksine bir hükmün taşınmaz üzerindeki muhtesatın arzın maliki olan taşınmaz maliki dışında, başka bir kişiye ait olması sonucunu doğuracağını, Mahkemece yetersiz inceleme sonucu karar verildiğini açıklayarak, mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece yapılan yargılama, keşif, mahkeme gözlemi, mahalli bilirkişilerin ve tespit bilirkişilerinin beyanları, bilirkişi raporu ve davalı ...'un davayı kabul beyanı çerçevesinde, dava konusu İzmir ili ... ilçesi... Mahallesi 184 ada 20 parsel sayılı taşınmazın hükme dayanak bilirkişi heyetinin 10.09.2020 tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.443,34 m2'lik bölümünün kadastro tespit tarihi ve öncesi itibariyle davacının kullanımında olduğu, kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında tespit bilirkişileri tarafından doğru sınırların kadastro ekibine gösterildiği halde kullanım sınırının belirlenmesinde yanlışlık yapıldığı, davacı ile davalı ...'un kullandıkları yerlerin doğal sınırla zeminde belli olduğu, dava konusu alanda davalı şahsın kullanımının bulunmadığı, bu yönüyle İlk Derece Mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının usul ve Kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu tespitine itiraz istemine ilişkindir.
6100 sayılı Kanun'un 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 üncü maddesi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.