HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/423 Esas, 2020/69 Karar sayılı kararı ile sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir

2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2020/2466 Esas, 2022/1637 Karar sayılı kararı ile duruşmalı olarak yapılan incelemede, sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile beraat hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına; sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204,62 ve 53. (sanık ... hakkında ayrıca 58.) maddeleri uyarınca 1'er yıl 8'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına (sanık ... hakkında ayrıca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine) karar verilmiştir.

1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığına, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.

1.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas kabul edilen ilamının elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-f maddesine göre hükmolunan hapis cezasına ilişkin olması ve 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 163/3 maddesinde yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun'un geçici 2. maddesinin ikinci fıkrasında; elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyeti bulunan kişinin anılan Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması karşısında, adli sicil kaydındaki ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonuca göre sanık hakkında 58. madde bakımından değerlendirme yapılarak tekerrüre esas alınıp alınmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargılamaya konu resmi belgede sahtecilik suçunda, suçtan doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi bankanın davaya katılma hakkı bulunmadığı gibi usulsüz olarak verilen katılma kararının da geçersiz olduğu, bu nedenle banka lehine vekalet ücreti verilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, resmi belgede sahtecilik suçundan sanıkların mahkûmiyetine yönelik hükümlerinin 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aynı Kanun’un 303/1-h. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasında yer alan "E" bendinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.09.2024 tarihinde karar verildi.