Davanın reddine

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-5 ve Geçici 8 inci maddelerine göre yapılan kadastro çalışmaları esnasında, Tokat ili, Niksar ilçesi, ... köyü 976 ada 2,3,4 ve 977 ada 221 ve 978 ada 244 nolu parseller sırasıyla 11598,41 m2; 4119,92 m2; 6064,23 m2; 15843,88 m2; 11020,37 m2 yüzölçümü ile nitelikleri ve malik haneleri Niksar Kadastro Mahkemesinin 2015/30 Esas sayılı dosyasında davalı oldukları gerekçesi ile açık bırakılmıştır.

Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Tokat ili, Niksar ilçesine bağlı ... Mahallesi ve ....,, ..., ve ... köylerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 5 ve Geçici 8 inci maddesi gereğince orman kadastro çalışmasının yapıldığını, 12.09.2015 tarihinden itibaren 3402 sayılı Kanunun 11 inci maddesi gereğince 30 gün süreyle askıya çıkartıldığını, yapılan inceleme sonucunda Tokat ili, Niksar ilçesi, ... Mahallesi kadastro çalışma alanı sınırları içerisinde tapulama harici olan yerler ve tapulu parsellerin dışında 976 nolu parselin güneyinde ve batısında yaklaşık 6 dönüm ve 12 dönüm olan taşınmazlar ile 220 nolu parselin kuzey ve doğusunda bulunan parsellerde parsel numarası verilmeyen alanın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazlara ilişkin tespitin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, Kadastro Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında davacının dava konusu ettiği taşınmazların 976 ada 2-3-4,977 ada 221 ve 978 ada 244 nolu parseller olduğu, henüz askı ilanına çıkarılmadığı, dava açılması sebebiyle kadastro tutanağı düzenlenerek Kadastro Mahkemesine gönderildiğinin bildirildiği, Kadastro Mahkemesinin görevinin 3402 sayılı Kanunun 26 ıncı maddesinde düzenlendiği, yine aynı Kanunun 11 inci maddesine göre kadastro sonuçlarının 30 günlük süreyle ilan edileceği ve itirazı olanların bu süre içerisinde dava açabileceklerinden 30 günlük askı ilanına çıkarılmadan açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2016/12981 Esas, 2019/2704 Karar sayılı ilamı ile; davacının kısmi askı süresi içinde dava açmasında hukuki yararının bulunduğu, Niksar Kadastro Müdürlüğünün bildirdiği parsellerin davalı olduğu kabul edilip bu taşınmazların hak sahiplerinin davaya dahil edilmesi, taraf teşkili saglandıktan sonra deliller toplanıp karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; 16.11.2021 tarihli duruşmada temyiz dilekçesine konu çekişmeli 978 ada 244 parsel sayılı taşınmaz yönünden taraf teşkilinin sağlanması amacıyla tefrik kararı verildiği, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarında taşınmazın ... ve ... tarafından kullanıldığını, ...'in vefatından sonra adı geçen tarafından tasarruf edilen bölümün mirasçıları tarafından kullanılmaya devam edildiğini ifade ettikleri, davacı tarafça çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddia edilmişse de bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın orman sayılmayan alanda kaldığının tespit edildiği hususları birlikte değerlendirilmekle davanın reddine, mahalli bilirkişi beyanları kapsamında 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesinde aranan zilyetlik şartlarının sağlandığı gerekçesiyle dava konusu taşınmazın ... ile (... mirasçılarının rızai taksimi doğrultusunda) Mehmet, İbrahim ve ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekilince bozma gereklerinin yerine getirilmediğinden bahisle temyiz edilmiştir.

1. Davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. Ancak çekişmeli 978 ada 244 parselin 20.10.2021 havale tarihli bilirkişi raporundan ve dosya kapsamından tarla niteliğinde olduğu anlaşıldığından, tarla vasfıyla ..., ..., ..., ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken, ham toprak vasfıyla infazda kuşku yaratacak şekilde tesciline karar verilmiş olması isabetsiz olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de, iş bu yanlışlığın düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı anlaşıldığından, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "Ham Toprak" ibarelerinin hüküm yerinden çıkartılarak, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "taşınmazın" kelimesinden sonra gelmek üzere "Tarla" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.