Mahkumiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.10.2007 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2007 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 12.12.2011 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünde mahkemesince değerlendirme yapma zorunluluğu nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
5. Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine yapılan yargılamada; İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan önceki hükmün aynen açıklanmasına ve parada sahtecilik suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği, atılı suç bakımından zamanaşımı süresinin gerçekleştiğine, hükmün açıklanması şartlarının oluşmadığına ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
Dava konusu olay; sanığın almış olduğu motosikletin taksidini ödemek istediği sırada, müştekiye suça konu sahte banknotları vermek suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
1. Atılı suç için öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanunun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca on beş yıl olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca da 22 yıl 6 ay olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı uyarınca gerçekleşen durma süresi de değerlendirildiğinde, zamanaşımı süresinin henüz gerçekleşmediği görülmekle, sanığın bu yöndeki temyiz itirazı reddedilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanığın mahkumiyetine dair kararda isabetsizlik görülmediği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları reddedilmiştir.
3. Ancak; sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçeyle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiş, bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli 2021/44 Esas, 2021/405 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 197 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 60 gün yerine "5 gün", 62 nci maddesi ile belirlenen 50 gün yerine "4 gün" 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca günlüğü 20,00 TL'den hükmolunan 1.000,00 TL adli para cezası yerine "80,00 TL" yazılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.