Davacı ... ve diğeri vekili Avukat ... tarafından, davalı T.C. ... ve diğeri aleyhine 21/01/2003 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 05/04/2006 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacıların davalı ...'na yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı ...'in temyiz itirazına gelince:
Dava, yanlış ameliyat yapılması ve yeterli bilgi verilmemesi nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı ... tarafından temyiz olunmuştur.
Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini yaparken kişilere zarar vermesi ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (T.C. Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy.K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler emredici hükümler içermektedir. Diğer yandan Sorumluluk Hukukunun temel ilkeleri açısından bakıldığında da bu şekilde düzenlemenin mevzuatta yer almış olması zarar görenin zararının karşılanması yönünde önemli bir teminattır.
Davaya konu edilen olayda ... Devlet Hastanesinde doktor olan, kamu görevlisi sıfatını taşıyan davalının, davacılardan ...'a rahmindeki kistin alınacağını söylediği ancak yumurtalıklarını da aldığı, ameliyat öncesinde yeterli bilgi vermediği belirtilerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, davanın idari yargı yerinde ve idareye karşı açılması gerekir. Davalıya husumet yöneltilemez. Davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi yerine, işin esasının çözümlenmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın, yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle davalı ... yararına BOZULMASINA, davacıların davalı ... Bakanlığına yönelik temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine, davacıların davalı ...'e yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalı ...'den peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 13/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.