Taraflar arasında görülen davada Tuzla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/05/2010 tarih ve 2003/1202-2010/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde “Nakliyat sigorta poliçesi” ile sigortalı bulunan dava dışı şirkete ait emtianın Şekerpınarı'ndan Zonguldak'a gönderilmek üzere, davalılardan ...’ın sürücüsü, davalı ...’nun maliki oldukları araca yüklendiğini, ancak nakil vasıtası kamyonun içinde bulunan emtianın çalındığını, diğer davalıların nakliye konusu malı satın aldıklarını, ortaya çıkan zarardan davalıların sorumlu olduğunu ve olay nedeniyle dava dışı sigortalıya 33.386.926.985 TL ödendiğini, TTK’nın 1301. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, bu bedelin reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...’un hizmet nedeniyle emniyeti suistimal nedeniyle mahkûm olduğu, diğer davalıların bu eyleme karıştığına ve ortak olduklarına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 33.386,91 TL rücuen tazminatın yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, diğer davalılara karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden doğan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu taşımaya ilişkin emtianın taşınması ile ilgili ceza dosyasında yer alan ifadeler itibariyle, taşımanın yapıldığı kamyonun işleteni olan davalılardan ... askerde olduğu sırada, kamyonu işletilmesi için davalılardan sürücü ...’a verdiğini beyan etmesi nedeniyle, davalı ...’nun TTK. hükümleri uyarınca taşıyan sıfatı olup olmadığı ve buna göre sorumluluğunun tartışılması gerekirken eksik inceleme ile bu davalı hakkında ret kararı verilmesi isabetli değildir.
Ayrıca, diğer davalılar ... ve ... haklarında da taşınan hırsızlık malı emtiayı bilerek satın almaktan dolayı hazırlık soruşturması tapıldığı ve bu emtiaların adı geçen davalılar tarafından faturası olmadan satın alınması ve başkalarına satılması eyleminden dolayı BK.’nun 41. vd. maddeleri uyarınca sorumlu olup olmadıklarının tartışılmaması dahi isabetli görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.