İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2018 gün ve 2018/72 E. - 2018/306 K. sayılı kararı ile sanık hakkında Terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 2013 yılındaki paylaşımı nedeniyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7inci maddesinin ikinci fıkrası, 7inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası, 2014 yılındaki paylaşımları nedeniyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7inci maddesinin ikinci fıkrası, 7inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası, 2015 yılındaki paylaşımları nedeniyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7inci maddesinin ikinci fıkrası, 7inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün, 2016 ve 2017 yılarındaki paylaşımları nedeniyle 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7inci maddesinin ikinci fıkrası, 7inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 24/10/2019 gün ve 2018/3469 E. - 2019/1698 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31/01/2022 tarih ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle,
Sanığın yaptığı iddia olunan paylaşımların terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek nitelikte olmadığına,
Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
"Sanığın yukarıda yer alan sosyal medya paylaşımlarının; içerikleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, paylaşımların PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün cebir ve şiddet içerdiği konusunda tereddüt bulunmayan silahlı eylem ve yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte olmakla paylaşım tarihleri dikkate alınarak;
-09 Ocak 2013 tarihindeki paylaşımın müstakil,
-27 Kasım 2014,14 Aralık 2014, tarihindekilerin kendi içinde zincirleme,
-14 Haziran 2015,30 Haziran 2015,18 Temmuz 2015, tarihindekilerin kendi içinde zincirleme,
- 4 Kasım 2016,8 Kasım 2016,16 Kasım 2016,26 Kasım 2016,26 Kasım 2016,06 Aralık 2016,06 Aralık 2016,25 Kasım 2016, ve 26 Nisan 2017,25 Nisan 2017,18 Nisan 2017,9 Mart 2017,25 Nisan 2017,13 Nisan 2017,25 Nisan 2017,09 Ocak 2017 tarihindekilerin kendi içinde zincirleme, olmak üzere toplamda dört kez Silahlı Terör Örgütü Progandası Yapmak suçununun oluştuğu anlaşılmakla buna göre sanığın cezalandırılması, sanığın kendisine ait sosyal medya hesabı üzerinden propaganda içeren paylaşımda bulunduğu anlaşıldığından 3713 sayılılı Kanun'un 7/2-2 cümlesi uyarınca cezasından yarı oranında artırım yapılması, sanığın adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü, hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gözönüne alınarak ilerde yeniden suç işlemekten çekineceğine dair kaanat de oluşmamakla TCK'nın 51/1 ve CMK'nın 231/5 madde hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dosya kapsamına göre, sanığın 2013 ile 2017 yılları arasında kendisine ait sosyal medya hesabından herkesin göreceği şekilde bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirdiği propaganda eylemleri arasında hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olduğunun anlaşılması karşısında; farklı tarihlerde gerçekleştirdiği propaganda eylemlerinin tek suç oluşturacağı ve sanığın suç işleme kastının yoğunluğu dikkate alınarak temel cezanın da alt sınırdan ayrılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin tatbiki suretiyle mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'nin 24/10/2019 gün ve 2018/3469 E. - 2019/1698 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca uyarınca Antalya 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.09.2024 tarihinde karar verildi.