SUÇLAR: Hırsızlık, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2011 tarihli ve 2011/72 E., 2011/97 K. sayılı ilamında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi gözetilerek, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerekirken, ilamın tamamının tekerrüre esas alınması ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan sanık hakkında Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2011 tarihli ve 2011/72 E., 2011/97 K. sayılı ilamında yazılı TCK’nın 149/1-a,c,h, 150/2 ve 35/2. maddeleri gereğince nitelikli yağma suçundan verilen 4 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 50/1-d maddesinde yer alan “belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma” tedbiri, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri İle Koruma Kurulları Yönetmeliği'nin 38/son maddesinde “Sanık veya hükümlünün suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında; çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan ya da sanık veya hükümlünün yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinlikler” olarak tanımlanmış olup, belirli yere gitme yasağının, failin suç işlemesi veya zararlı alışkanlıklar edinmesinde olumsuz etkileri bulunan konulara ilişkin olması ve her durumda çevrilen yaptırımın işlenen suçla mantıki bağlantısının bulunması gerekliliği karşısında; sanık hakkında kurulan hükümlerde sonuç cezaların “alkollü lokantalar, gazinolar, pavyonlar, tekel bayileri ve her türlü içki satışı yapan işletmelere gitmekten ve alkol kullanmaktan yasaklanması seçenek yaptırımına çevrilmesine” şeklinde, içeriği Yönetmelik kapsamına aykırı ve infaz kabiliyeti olmayan seçenek tedbire çevrilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.