Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ...’e ait Harun Arayıt’ın sevk ve idaresindeki kamyonet ile hareket halinde iken müvekkiline çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin malul kaldığını beyan ederek 30.000,00 TL manevi tazminatın sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 10.000,00 TL maddi tazminatın ise davalılar Harun Arayıt yönünden kaza tarihinden sigorta yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.

Davalı Allianz Sigorta cevap dilekçesinde; usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin Eskişehir Ticaret Mahkemesi olduğunu, olayda kusurunun bulunmadığını belirterek açılan davanın usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde; kazanın 26.09.2005 tarihinde meydana geldiğini kendisinin ise kazaya karışan aracı 29.07.2005 tarihinde sattığını beyan ederek davanın husumet yomluğu ile reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının ...'e yönelik davasının husumet yönünden reddine, ... ve Allianz Sigorta A.Ş. yönünden açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde;mahkemece alınan kusur raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayalı hazırlandığını, rapora itirazları ile ek rapor alınması taleplerinin reddi ve tüm kusurun müvekkiline yüklenmesinin hatalı olduğunu belirterek bilirkişiden ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli, dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi Savcılık aşamasında alınan raporla da uyumlu olduğu, raporlar arasında çelişki bulunmadığı, olayın oluş ve özelliklerine göre yaya olarak karşıya geçmeye çalışan davacının ilk geçiş hakkını davalıya vermesi gerektiği halde kontrolsüz bir şekilde karşı tarafa geçmesi nedeni ile oluşan kazada davacının tam kusurlu olarak kabul edilmiş olmasının yerinde olduğu, davacının davasının tümü ile reddedilmiş olmasına göre davacı tarafından yatırılan karar ilam harcının maktu olarak belirlenen kısmının mahsubu ile bakiyesinin karar kesinleşmesinden sonra istemi halinde yatırana iadesine karar verilmesi gerektiği halde reddedilen dava için davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeni ile alınması ertelenen maktu başvurma ve karar harcının tahsiline karar verilmesi gerektiği halde davacıdan tarife hükümlerine aykırı olarak nispi karar harcı tahsiline karar verilmesinin hatalı olduğu, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davalı ... bakımından davanın husumetten reddine, diğer davalılar bakımından esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kolluk kuvvetleri tarafından düzenlenen tutanakta taşıt sahibi olarak davalı ...'in kayıtlı olduğunu, kolluk tarafından yapılan bu hatadan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, Mahkemece alınan kusur raporunun hatalı ve eksik incelemeye dayalı hazırlandığını, rapora itirazları ile ek rapor alınması taleplerinin reddi ve tüm kusurun müvekkiline yüklenmesinin hatalı olduğunu belirterek bilirkişiden ayrıntılı, açıklamalı ve denetime elverişli şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.