İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz, kullanıcı şerhi verilmesi, muhdesat tespiti, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dava konusu yerin 2/B kapsamına alınmasına ilişkin talebin usulden reddine, kullanıcı tespiti ve muhdesat tespiti talepleri ile müdahil Orman İdaresinin tescil talepleri yönünden Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 3402 Sayılı Kanuna 5831 Sayılı Kanun ile Eklenen Ek-4 üncü madde hükmü uyarınca genel kadastro ekiplerince tespit ve tahdit işlemi yapılması gerekirken, bu işlemin 11 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapıldığını ve 21.02.2019-21.03.2019 tarihleri arasında ilana çıkartıldığını, işlemin yasaya uygun olmadığını, müvekkili ...'ın yetkilisi ve hissedarı olduğu şirket adına 2008 yılında ... Mahallesinde bulunan 195 ada 6 parsel sayılı taşınmazı satın aldığını, bu yerin bitişiğinde bulunan dava konusu taşınmazın da satın alınan taşınmaz sınırı içinde olduğunun satıcı tarafından kendilerine söylendiğini, müvekkillerinin bu tarihten itibaren taşınmazı kullandıklarını, öncesinde de satıcı tarafından ekilip biçilmek suretiyle kullanıldığını, ancak sonrasında taşınmazın satın alınan parsel sınırları içinde olmadığını öğrendiklerini belirterek, Kocaeli ili Gebze ilçesi ... Mahallesinde 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) kapsamında orman tahdit kadastrosu yapılmış yerlerde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanunla Değişik 2/B maddesi uygulama çalışması sonucu orman sınırı içerisinde kaldığı tespitine itirazlarının kabulü ile dava konusu ... Mahallesi ... pafta, 154 ada, (A) parsel üzerindeki muhdesatın müvekkillerine ait olduğunun tespit edilmesine, 2008 tarihinden beri kullanımında olduğunun kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/asli müdahil Orman İdaresi vekili cevap ve asli müdahale dilekçesinde; davacı tarafından açılan davanın reddi ile dava konusu ... Mahallesinde gösterilen yaklaşık 1061,39 m² yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, devlet ormanları ile devlet ormanı sayılan yerlere ilişkin her türlü işlemin ... tarafından gerçekleştirildiğini, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacının dava konusu yerin 2/B kapsamına alınmasına ilişkin talebinin dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının kullanıcı tespiti ve muhdesat tespiti talepleri ile müdahil Orman İdaresinin tescil talepleri yönünden ise görevli ve yetkili mahkemenin Gebze Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacıların davalı taşınmazın 2/B niteliği ile orman sınırları dışına çıkartılması istemine ilişkin talebi hakkında taşınmazın orman niteliğini yitirmesi nedeni ile orman sınırları dışına çıkartma yetkisinin orman kadastro komisyonunda olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin Hazine adına yapıldığı ve gerçek kişilerin bu yolda idareyi zorlayıcı şekilde dava açamayacağı, asli müdahil Orman Yönetiminin tescil talebi hakkında ise Kadastro Mahkemesinin görevli olmayacağı gerekçeleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, iş bu davayı açmakta hukuki yarar ve aktif dava ehliyetlerinin bulunduğunu, taleplerinin Kadastro Mahkemesinin görev alanına girdiğini, kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz inceleme ile tanzim edildiğini belirterek, kararın bozulması istemiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.