SAYISI: 2022/İHK-26307

SAYISI: K-2022/70510

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.09.2017 tarihinde davacının idaresindeki araç ile davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını ve sürekli bakıma muhtaç ... geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 40.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile talebini 330.000,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, kusur tespiti yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02.07.2020 tarihli raporuna göre davalı ... şirketine sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyeti nedeniyle sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç olduğunun belirlendiği, 13.03.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile 1.706.254,88 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, kaza tarihi itibariyle sakatlanma ve ölüm için kişi başı 330.000,00 TL, sağlık gideri(tedavi) için ise 330.000,00 TL teminat limitinin bulunduğu, bakıcı gideri tazminatı talebinin sağlık gideri(tedavi) teminat limiti dahilinde olup, davalının bu zarardan poliçe teminatı limiti kadar sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 330.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının 15.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 31.550,00 TL tam nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davalının bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, bu giderden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumlu olduğunu, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olduğu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, diğer itirazlarının reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 5. KARAR kısmının (3) nolu bendindeki “31.550,00 TL nispi vekalet ücretinin” ibaresinin karardan çıkarılması ile yerine “6.310,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinin eklenmesi sureti ile kararın düzeltilmesine, kararın kalan kısımlarının aynen infazına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sürücü olarak 2020 yılında araç kullanırken kaza yaptığının tespit edildiğini, dosyada hükme esas alınan raporda davacının davaya konu 2017 yılındaki trafik kazası sebebiyle %100 oranında malul kaldığının belirlendiğini, bu haliyle davacının araç kullanması mümkün olmamasına rağmen, davacının 2020 yılında araç kullanır vaziyette olmasının söz konusu maluliyet raporuyla çelişkili bir durum teşkil ettiğini, söz konusu raporun somut duruma uygun olmadığının anlaşıldığını, davalının bakıcı gideri tazminatından poliçe teminatı kapsamında sorumlu olmadığını, bu giderden SGK'nın sorumlu olduğunu, davaya konu sürekli bakıcı gideri tazminatının sakatlık teminatı kapsamında olduğunu, hakem heyetince poliçedeki hatalı teminat üzerinden değerlendirme yapıldığını, davalının davacıya sakatlık teminatının tamamını ödediğini, sakatlık teminat limitinin tükendiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Maluliyete bağlı olarak zarar görenin sürekli olarak bir başkasının bakımına ihtiyaç duyup duymayacağının tespit edilmesine yönelik alınacak raporların, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hazırlanması gerekmekte olup, 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 22.01.2020 tarihli raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 16.09.2017 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.

İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazadan kaynaklanan maluliyeti nedeniyle sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi yapılarak olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

3. Dosyanın incelenmesinden, davacının eldeki davayı açmadan önce davalı ... nezdinde sigortalı olan aracın sürücüsü dava dışı İsmail Hıra aleyhine 18.03.2019 tarihinde Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2019/106 Esas sayılı dosyası kapsamında
sürekli bakıcı gideri tazminatı talebi ile dava açtığı, söz konusu dosyada mahkemece alınan raporda davacının bir başkasının sürekli bakımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, mahkemenin 2019/106 Esas, 2021/62 Karar sayılı 04.03.2021 tarihli ilamı ile davacı lehine 810.491,01 TL sürekli bakıcı gideri tazminatına hükmedildiği, kararın istinaf edilmeden 03.11.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, eldeki dosyada hakem heyetince alınan 13.03.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda 1.706.254,88 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının hesaplandığı, anılan raporda davacıya sürekli bakıcı gideri kapsamında dava dışı sürücü tarafından yapılan bir ödeme olup olmadığı hususunun değerlendirilmediği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince sağlık gideri(tedavi) teminat limitinin 330.000,00 TL olduğu gerekçesiyle 330.000,00 TL sürekli bakıcı gideri tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, davalı vekilinin karara itirazı üzerinde İtiraz Hakem Heyetince kararın vekalet ücretine ilişkin bölümünün düzeltilmesi suretiyle davalı vekilinin diğer itirazlarının reddine karar verildiği görülmüştür.
Şu durumda; İtiraz Hakem Heyetince, tahsilde tekerrür olmaması bakımından, Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/106 Esas, 2021/62 Karar sayılı 04.03.2021 tarihli ilamı kapsamında hükmedilen sürekli bakıcı gideri tazminatının davacıya ödenip ödenmediği, davacının hükmedilen tazminatın tamamını alıp almadığı hususu değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.