Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik hukuka aykırılık eleştirilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine,
3. İletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna,
4. Beşinci eylemle ilgili olarak, ilgili tanığın talimat mahkemesince dinlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçların vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, iletişim tespiti ve dinlenmesine ilişkin verilen kararda herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı TCK'nın 52/4. fıkrası uyarınca taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda "yasal ihtara rağmen ödenmeyen adli para cezasının öncelikle 5275 Sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığının kararı ile hapse çevrilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilerek bu karar doğrultusunda infazına, bu karara ilişkin infaz şekline de uyulmaması halinde hapis cezası olarak infazına karar verileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapıldı)" denilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 52/4. fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu,
Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. fıkrası gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünden "yasal ihtara rağmen ödenmeyen adli para cezasının öncelikle 5275 Sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince Cumhuriyet Savcılığının kararı ile hapse çevrilerek kamuya yararlı bir işte çalıştırılma kararı verilerek bu karar doğrultusunda infazına, bu karara ilişkin infaz şekline de uyulmaması halinde hapis cezası olarak infazına karar verileceğinin sanığa ihtarına, (ihtar yapıldı)" ibaresinin çıkartılması ve yerine gelmek üzere "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına," ibarelerinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.09.2024 tarihinde karar verildi.